söz bohçası

söz birikti içimde… saçmalamaktan alıkoyan ne beni?

ne desem lâf değil, çerh ile söyleşemem âyinesi saf değil, ehl-i dildir diyemem sînesi saf olmayana, ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil.

âh dertliyim rûhuma hicrânımı sardım da yine…

az kaldı, bırakacağım denize. dalgaların üzerinde sörf edecek birkaç sözcüğe daha ihtiyâcım var. bu gece gelir mi/ gelir mi bu gece/gece bu gelir mi ..? kimbilir.. ne zaman ne yapacakları belli olmuyor bunların. geceleyin ağır olmasa uykum – evet bir ölü kadar sessiz uyurum- kalkacağım yataktan ve geçeceğim başına, şu lânet makinanın. en çok o vakit ziyâret ediyorlar. alttan alltan gelen söz zincirleri, bâzen boğulmama sebep olacaklar diye korkuyorum. ya çıkaramazsam halkaları içimden..? 

kurşun kalemlerimi özlüyorum. sıcacık.. zahmetsiz.. sâmîmi.. sâdık.. masrafsız.. bir o kadar ölümlü.. ölüme duyduğum saygı da bundan kaynaklanıyor belki de. en çok ölümü düşünüyor, en az ölümü besliyorum içimde. ölümlü şeyleri seviyorum ben. onlar bana daha çok yaşamı anlatıyor. gerçekten yaşamaktan bahsediyorum, öyle siktiriboktan ömür tüketmelere karnım tok. iki ayaklı hayvanlardan hoşlanmıyorum. zorla değil ya.. ve ne kadar çok, ne kadar birarada yaşıyorum. zulüm bu! gerçek zulüm! insan ne kadar da zâlim olabiliyor hem isteyince.. şimdi gitmek istiyorum yine. yağmur yağsa ve beni alsa sel…

en çok, yaşamaktan sıkılıyorum. yazarken tekrarından kaçındığım cümleleri, yaşarken tekrarlamak istemiyorum. yenilemezsem sözcüklerimi, nasıl ben olabilir içimdeki ben(ler).. usanıyorum kendimden sık sık, bedenim yalan söylemiyor hiç değilse ve onun dürüstlüğüyle kendime geliyorum bi’ parça. sonra üstüme yıkılan senelerimin ağırlığı altında eziliyorum. yoruluyorum.. çok yoruluyorum.. ne kadar diri görünüyor ve dirilik aşılıyorumdur belki de.. komik. hattâ ironik! tüm olanlar gibi bu da..

denedim işte.. ve o beklediğim söz çıkmadı içimden. bu yazdıklarım değil, hayır kandıramazlar beni, öyle iyi tanıyorum ki onları.. görmeden anlatabilirim size. başka türlü bir şey işte. şimdi gider yastığa koyarım başımı, bakarsın geliverirler. yorgunluğuma verin sözsüzlüğümü.. saçmalama hakkımı kullanamadım bu gece.

Reklamlar

14 responses to “söz bohçası

  1. kurcala bozuk tellerimi…akortu bozuk seslerimin içinde hu !..çıkar.
    özledim..beklediğin değilsem de ben geldim .azık zamanlarımı kullanmak için.sırf seni görmek için,duymak için…bir aralık döndür başını.o ağacın gölgesindeyim.
    o göğün yıldızının altında ,hem de ıslanarak.
    kadim,canım,candanım…zeyl

  2. en çok, yaşamaktan sıkılıyorum. yazarken tekrarından kaçındığım cümleleri, yaşarken tekrarlamak istemiyorum. yenilemezsem sözcüklerimi, nasıl ben olabilir içimdeki ben(ler).. usanıyorum kendimden sık sık, bedenim yalan söylemiyor hiç değilse ve onun dürüstlüğüyle kendime geliyorum bi’ parça. sonra üstüme yıkılan senelerimin ağırlığı altında eziliyorum. yoruluyorum.. çok yoruluyorum.. ne kadar diri görünüyor ve dirilik aşılıyorumdur belki de.. komik. hattâ ironik! tüm olanlar gibi bu da..

    Bana beni anlat, usta! dedim..
    Ve, usta ustaligini gosterdi..
    Beni, gercek beni anlatti bana..
    Ruhum karardi.. Bin pisman oldum..

    :)

    Elinize saglik; usta…

  3. Yaw ben tası tarağı toplayıp çekip gideyim buralardan! Aaa, olmuyor ama! Nedir bu yaw?! Böyle de güzel yazılır mı! Evsahabısı bi yandan, konukları bi yandan! Fesüphanallah!

  4. ..sevgili..
    ..güven sen..gözyaşlarına..
    ..hani..yorganı çektiğin zaman..üzerine..ve..
    ..yastık-ta..
    ..O’nun la vuslatta..iken..tek başına..
    ..güven sen..gözyaşlarına..
    ..aşk’ına..

  5. “Akşamüstüne doğru, kış vakti;
    Bir hasta odasının penceresinde;
    Yalnız bende değil yalnızlık hali;
    Deniz de karanlık, gökyüzü de;
    Bir acayip, kusların hali. ” Orhan Veli

    Elini kalbinin üzerine koy….ve bekle…Aşkla.

    Allaha emanet ol.

  6. Müzmin Bey,
    hangi usta içinizi kararttı böyle bilmem ama olmasın, kararmasın..
    şunun şurası kaç kişiyiz şur’da..
    biz güzel palyaçolarız, kimse görmez gözyaşlarımızı, dudağımızın kenarında saklarız.
    hem sorarız, hem de pişmân oluruz, biz ne yaman çelişkiler içinde ağırlarız birbirimizi, bâzen bir sözcükle..
    mahâret inikâsda.. benden sebep değil.
    ustalık hiç haddim değil yazarken, olsa olsa yaşarken…
    başımın üstünde taşıyacağım iltifâtlarınızı yine de gözlerim ışıldayacak andıkça…
    iyi ki varsınız :)

  7. Metin Bey,
    bunları evsahıbından yana mahsus söylüyor olmalısınız. o ince rûhunuzla iyi tespit etmişsiniz, nasıl yazdıracağınızı bu kulunuza :)
    ”çöpe atabilirsiniz” dedim, başıma ne işler aldım.. ben şimdi bunun altından nasıl kalkacağım..?

  8. Sevgili Interlock,
    sizi dinledim, öyle de yaptım..dinmiyor bugün de feryâdım ama ne hikmetse güven içindeyim.. muhakkak duâlarınızdan sebep.. her zaman muhtâcım, lûtfen bırakmayın.. O’nunla vuslat bir başka âlem, alsa canımı ne gâm şimdi.. dostlar arasında ölmek olsa olsa ikrâm…

  9. Sevgili Ummân,
    bunları mantıkut tayr ile söylemiş olmalısınız orhan veli gibi.. ne kadar az bilen var bu dili.

    içimde
    bir garip serçe
    yüreğim
    yüreğine sıkışmış
    ötüyor
    aşk ile

    duâlarınız ve siz eksik olmayınız…

  10. Filiz’im..
    yine gel bu gece, bekleyeceğim..
    birlikte akort yaparız, şarkı söyleriz sonra..
    hep böyle olmuyor mu? ne zaman imdâdımı duysan, ne zaman çığlığından korksam…nasıl bir duyguysa bu duymak, öyle de oluyor vesselâm.

  11. “Bir yazı gelecek ama bu yazı Yaz’ı getirecek mi bilmem. Yazdıkça, yazları kaçırdık elimizden; göçmen kuşlar misali. Başka bahara mı terketmeli kalem sevdasını? Ya hepten bırakmalı olduğu yerde kalemi; ya da yazdıklarıyla en köklü yerlerinden titretmeli şu alemi..” Bu da benden olsun..

    Yazıyı çok beğendim gerçekten.. Harikulade. Yüreğinize sağlık Candan Hanım..

    Selam ve muhabbetlerimle…

  12. percy slegde çalıyor şu an kulağımda..When a man loves a woman…
    ve seni okudum…
    Dirilik aşılıyorsun…

    sevgiyle..

  13. Sayın Defterdar,
    eyvallah efendim, beğenmenize sevindim..
    âlemi titretecek olan (titreten) bir kere yazılmış gâliba, bu bakımdan içim rahat :)

    selâmlar…

  14. Eceee :)
    ama olmaz ki, bloga şimdi girdim ve sen de buradasın :)
    canım benim.. dirilik aşılamayı isterdim doğrusu ya, sen varken, bahar gözlerin ve gülüşün varken, düşmez bana..

    o şarkıyı sevdiğimi biliyorsun ben de şimdi rod’a söyleteceğim :))
    senin için de careless whisper çalacağım george’dan ;)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s