şeker ötesi?! bir gün..

hayat bir gündür o da bugündür dedik yollara düştük.. önce iş-güç, möhüm adamlarla möhüm olmayan şeyler konuşuldu. ilk defâ üst düzey bir yöneticiden burcumla ilgili yorum aldım, afalladım. allahtan uydu da yırttım, hattâ pek makbule geçti. konuşmanın seyri bile değişti.. -ben neymişim be!- dedim, bu yaşa geldik anca keşfedildik. ne oldum demeyin, ne olacağım deyin dostlar ;) 

o şaşkınlıkla ayrıldığım iş görüşmesinden, şaşırmayacağımdan yüzde bin emin olduğum başka bir randevuma yetiştim. insan görmeyeli epey oldu, ev ahâlisini ve bir-iki komşuyu, bayramda gelen misâfirleri saymazsak.. sevgili menecerimle kahve içtik, yemek yedik, sohbet ettik. onun taşınma telâşı, benim kabul edersem, başka bir şehirdeki projenin sorumlusu olarak gitmem üzerine konuştuk kısaca. ama en çok dedikodu yaptık ne yalan söyleyeyim. yok sizin hakkınızda konuşmadık, hemen üzerinize alınmayın. süreyya dürüst ve eda taşpınar’ın güzelliği üzerine estetik değerlendirmeler felan yaptık :) halid -ille de eda- dedi başka bir şey söylemedi. ben ise -süreyya’nın hakkını yeme- dedim, ama o süreyya’yı tanımıyormuş, aslında eda’yı da tanımıyormuş da birini tutmak için söylemiş. neyse işte sonra kımıl zararlıları hakkında konuştuk biraz.. o konuşurken ben hep kımıldandım. -ne demek istiyorsun karşı mısın yâni?- diye sordu. ben de mecburen karşı olduğumu söyledim. ben kımıldanmamaya karşıyım. ne yâni öyle put gibi mi dursaydım. o konuştu ben kımıldandım. sonra ben başka bir konuya girdim ama çıkamadım, çünki nerden girdiğimi hatırlayamadım. o da hababam -şurdan!- diye bana yol gösterdi. maşallahı var. -hiç yolu şaşırmadı- diyecektim ki; şimdi aklıma geldi, bir yerde şaşırdı. valla o kadar çok konuyu saptırıyordum ki, bir ara ağlamaya başladığını farkettiğimi sandım ama o gülüyormuş acı acı. eh kolay değil tabi, karşında meseleler üzerine slalom yapmakta usta biri ama yarışı bir türlü bitiremiyor, hababam menecerlik yapmak her babayiğidin harcı değil . usta kim mi?  ben tabi ki ben birtanem :)

ece hanım, arkadaşıyla beyoğlu turuna çıkmakla birlikte, sık sık bize katıldı. yemeği de beraber yedik zâten bambi’de. ikisi kaşarlı döner yedi, portakal suyu eşliğinde, zevksiz şeyler! ben ise özlediğim ıslak hamburgerlerle birlikte ayran ziftlendim. zevk meselesi canım <:p

yok, ben halid’in hakkını ödeyemem karar verdim. hayâtımda kimse beni bu kadar desteklemedi. yaşam koçluğu mu teklif etsem acaba? kaça patlar bana..? ımm neyse şu çeşme’nin başına bir varalım hele, sonra düşünürüz. şimdi ayranımız yok içmeye, koçla gitmeyelim yaşamaya değel mi canlarım :D

halid, halid gibi işte.. bildiğiniz halid. can, sıcacık, akıllı, uslu, binbeşyüz yaşında veee delikanlı bi’ abimiz :)

ece seni çok sevmiş halid. -şeker ötesi- dedi ne demekse?! 

Reklamlar

9 responses to “şeker ötesi?! bir gün..

  1. bildiğiniz halid. can, sıcacık, akıllı, uslu, binbeşyüz yaşında veee delikanlı bi’ abimiz :)

    Benim de ilk intibam aynen bu yondeydi.

    Sonra durdum.. askerligini henuz yapmamis olabilirdi..

  2. Müzmin Bey,
    askerlik yapmanın ne gibi etkileri oluyor, erkekler üzerinde ben bilmiyorum. bilgilendirir misiniz..? ya kadınlar.. kadınlar bu tecrübeyi hiç yaşamıyor (bizde). bizim hâlimiz nicedir..?

  3. [otekini silebilir misiniz. Gene format hatasi. Ve, halid bey, size burada valla satasma yok. Siz asil satasmayi benim blogda bulacaksiniz. Bulabilirseniz :) ]

    Candan hanim,

    askerlik yapmanın ne gibi etkileri oluyor, erkekler üzerinde ben bilmiyorum. bilgilendirir misiniz..?

    Yok oyle.. erkek milletinin bunca zamandir sakli tuttugu bu sirri boyle satir arasinda sorulmus bir soruyla ifsa edecek kadar kendi cinsiyetime ihanet niyetlisi (hain) degilim.

    Bunu (bu ihaneti) ancak ve ancak mutekabiliyet oldugunda yapabilirim; yani soyle: Siz cikip bana, kadin giyim kusamina erkeklerin degil de kadinlarin karistigini, bu konudaki her turlu yasak vbe kisitlamanin kadinlardan kaynaklandigini ikna edici bir diller anlatirsaniz, ben de size askerlik konusundaki sirlari aktaririm.

    :)

    ya kadınlar..
    kadınlar bu tecrübeyi hiç yaşamıyor (bizde). bizim hâlimiz nicedir..?

    Her ne kadar bir Karadeniz turkusunde

    Oy miralay, miralay
    Askerin alay alay
    Al askere kizlardan
    Askerlik olsun kolay

    dense de, ben ayni kanaatte degilim.

    Bunu deneyen Israil ordusu da, bir boluk erkek askeri, yaralanan bir tek kadin asker yuzunden feda ettikten sonra anladi.

    Muharip noktalarda kadinlar o-la-maz..

    Erkeklere yazik oluyor cunku..

    Ciddiyim.

  4. Müzmin Bey,
    bu bir sır mıydı? haberim yok.
    anne olmadan önce ne demek olduğunu anlayamazdım. ama şimdi daha iyi anlıyorum. yetişmekte olan bir kızım var ve davetkâr şeyler giymesine izin vermiyorum, zâten izin versem de mümkün görünmüyor ya, benim kız biraz tuhaf üstünüze iyilik, hep siyah giyiyor ve davetkâr giysiler için de yeni bir isim bulmuşlar gençler kendi aralarında : tiki. tiki olmak istemiyor anlayacağınız. benim izin vermeme sebebim de mâlum; bunu sevap sayan zevat. bu birinci uç idi.

    ikinci uca gelince; eşimin açık saçık giyinmiş birisine bakmasından doğal bir şey yok tabi, hele de ülke şartlarında yetişmişse. kıskançlık bana çok insanca geliyor. doğrusu keşke herkes yeterince edepli olsa da kimse kimsenin eşini cezbetmeye kalkışmasa ne güzel bir dünyâ olurdu ve kadınlar uyanık yatmak zorunda kalmazdı ;)

    üçüncü uç ise bana şunu sorduruyor: be kızım o vakit yarı çıplak yaşayan kabilelerde niye böyle bir şey olmuyor? valla göz alışınca gönül katlanıyor herhâlde diye düşünüyorum.

    bir diğer uçda ise şöyle bir şey var: babam benim edepli giyinmemden yanaydı (annemin de tabi) ve annemden her zaman için daha baskıcı olmuştur bu konuda. sebebini erkeklerin bakış açısına bağlamak zorundayım yine; babam biliyordu tabi davetkâr giyindiğim vakit bir erkeğin aklından neler geçebileceğini.

    şu demek oluyor ki; bu (kılık kıyafete karışmak) bence başta aileden kaynaklanan koruyucu bir tavır. yoksa erkekler tabi ne karışacak elin kadınına, açsınlar tabi oh ne güzel falan derler herhâlde. aferin kadınlara bunu başarmakla iyi bir iş yapmışlar valla. hem erkeklerinkine karışılmaması hususu çok da enteresan değil, gösterecek pek bir ziynetleri yok ki .. şu adaleli erkek bedenleri için çıldıran kadınları hâlâ anlayamıyorum mesela :) valla bana hiçbir şey ifâde etmiyor.

    bu konuda sizi ikna etmek gibi bir derdim yoktu ama istediğiniz için cevapladım. zâten üzerinde çok da düşünmeden kendi kendime bildiğim şeylerdi. ikna olup olmamak size kalmış ve tabi askerlikle ilgili şu çok mühim sırrı da artık verirsiniz herhâlde :)

    kadınların askere alınıp alınmaması hususunda sizinle bir bakıma aynı görüşte sayılırız. şöyle; kadının acı eşiği, bildiğim kadarıyla erkekten fazla (yaradılıştan). ama erkeklerin kadına acıma eşiği oldukça yüksek. işte bütün sorun da bu. yoksa savaş sözcüğü bile, beni yeterince cezbedecek denli güçlü bir etkiye sahip. benim en çok aklıma gelen şeylerden biridir, işte savaş çıksa da ben de cephede olsam, erkeklerle omuz omuza çarpışsam falan :) sonra yine hayâl ediyorum olacakları, yaralandım, revirdeyim ve doktorun müdahale etmesi gerekiyor, iki kişiyiz o anda (diğeri erkek), doktora söyleyeceğim şu olurdu : önce şu ana kuzusunu susturun. bu yeterince ikna edici olur muydu acep ;)

    ama orduları erkekler yönettiği sürece kadınların askerde hep sorun olacağı kesin, bakın ona bir şey diyemem. zâten yanındakini kesmekten olaya konsantre olamazlar ve hedefe isabet ettiremezlerdi :)) Allah da bu cinse nasıl bir göz vermişse..ıslah etsin diyorum başka da bir şey demiyorum efendim.

    hem zâten tüfeng icâd oldu mertlik bozuldu. nerde o eski savaş ahlâkı :)

  5. hanfendi o ıslak dediğiniz hamburgerlerde o duyguyu veren şey yağa batırılmış olmalarıdır…birde oranın sarmsağıyla Taksim’den mnibüse bindiğinizde verdiğiniz her nefes için haklı olarak küfür yersiniz.Dh

  6. Derin Hocam,
    siz baksanıza bana hele, bende öyle sevdiğim şeylerden ferâgât edecek göz var mı ;)
    hem küfür yememenin yolları da var artık şükür memlekette. ucuz yoldan üstelik. ben bana yapılmasından hoşlanmadığım şeyleri başkalarına yapmıyorum. yapıyor muyum?

  7. son gülerde çok eli sopalı gibisiniz hanfendi?

  8. ..çağırışımdır..

    “..elinde maşa, gider ataşa..
    .mahlenin gülü; menşure hanım..”

  9. son iki yoruma toptan ve perakende teslim edilecek smiley :
    lümü lümü ley :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s