indî…

patty-torres_lovers-moon-500.jpg

bu bir resim; gece mâvisiyle hâlelenmiş.. gün ötesi bir yerden bakarak, gördüğüm en romantik ânı yansıtacağım..

en az on yıllık evli bir çift düşünün şimdi.. daha sabah vedâlaşmışlar, evden çıkmadan önce adam. öğleden sonraya dek geçen zaman, nasıl bir özlem taşırsa, otobüs durağında öylesi sarıldı kocasına kadın. gören de, aylardır görmüyorlar birbirlerini sanırdı. öğleye kadar neler yaptığını anlattı karısına adam, sekiz bilemedin on  yaşlarındaki kızlarına da hababam öpücüklerle karşılık verirken bir yandan. kadın ellerine sarılıp duruyordu adamın, kızlarından arta kalan boşluklardan yer bulmaya çalışarak. nasıl bakıyorlardı gözlerine öyle.. sanki bir an sonra duracaktı zaman. sözlerini duyuyordum ister istemez, çok yakındık. ne beni görüyordu gözleri, ne diğerlerini. dünyâda bir onlar var gibi, bakıyor, söylüyorlardı olan biteni. böyle mutlu bir çocuk görmüşlüğüm yoktu evvelden, durup durup bir annesini, bir babasını öpüyordu. onlar da hiç karşılıksız bırakmıyorlardı öpücüklerini. üç kişilik bir yumaktı gördüğüm; bağlanmış, düğümlenmiş, kenetlenmişlerdi..

durdum düşündüm orda öylece.. piyangodur ilişkiler, onlar büyük ikrâmiyeyi kazanmışlardı üstelik, ne güzel…

 insan ihtiyaçlarıyla doğuyor ve ölene kadar bitmiyor bu istekleri. çocukluğumdan beri değişmeyen bir şey var. bir kadınla bir erkek arasında en romantik yakınlaşma olarak elele tutuşmayı örnek gösteririm hep. yâni ortada aşk diye bir şey varsa, en kolay test etme yöntemi gibi gelir bana. on yıl geçtikten sonra bile böylesine istek ve ihtiyaç duyuyorsa insan karşısındakine, işte orada aşktan söz edebilirim ben.

onlar bilmiyorlar dışarıdan nasıl göründüklerini.. onlar bilmiyorlar burada onlardan aldığım ilhâmla bahsettiğimi.. onlar bilmiyorlar belki ânı satın aldıklarını, zamandan.. onlar en iyi bildikleri şeyi yapıyorlar bence ve şâhidim…

Reklamlar

4 responses to “indî…

  1. Candan hanim,

    dünyâda bir onlar var gibi, bakıyor, söylüyorlardı olan biteni. böyle mutlu bir çocuk görmüşlüğüm yoktu evvelden, durup durup bir annesini, bir babasını öpüyordu. onlar da hiç karşılıksız bırakmıyorlardı öpücüklerini. üç kişilik bir yumaktı gördüğüm; bağlanmış, düğümlenmiş, kenetlenmişlerdi..

    Baska zaman olsaydi, bu yazdiklariniz benim de duygulanmama yola acardi, ama, 2 gun once bir kac kitap aldim ve –nereden gerektiyse– iclerinde bir de ‘Aldatan Kadinlar’ isimli bir kitap [Mehmet Coskundeniz, ISBN: 975-254147-X] da var… Cok lazimdi sanki oyle bir kitap yazmak…

    Kitabin arkasinda bir kac okuyucu mektubu da yayinlamis. Iclerinden birisi, bir kadin, soyle yaziyor “.. 18 yasindaki kardesim bu yazilardan oturu tum kadinlari or..pu gormeye basladi, evlenmekten korkar oldu. Mutlu evlilikleri, gercek sevgileri, basarili okuyan cocuklari, gencleri, eli opulesi gercek analari, babalari, sukreden, sabreden, mucadele eden, hayati ve kendini seven insanlarin oykulerini okumak istiyorum”.. [Esra Leyla]

    Eskiden, sizin bahsettiginiz bu tur tablolara, nazar ederim diye bakmazdim; simdi –bu kitaptan sonra da– kolay kolay inanmayacagim icin bakmayacagimi saniyorum.

    Fakat, guzel bir hikaye idi –yani, guzel de yazilmisti.

  2. Önce yanlızlık vardı
    yeryüzünde
    Rüzgârdı
    yalın ve çıplak esen
    giydirilmemiş sevgi
    doyurulmamış aşk vardı
    doyulacak yaşam için
    sonra
    sonra birden
    güneş doğdu
    güneşi gölgede bırakan
    sen doğdun
    ve
    ihanet ettim yanlızlığıma..

    O kadar güzel anlatmışsın ki gerçek olabilme ihtimalini sevdim.Hani sen güzel bakmayı becerebildiğin için mi böylesine deli dolu bir aşk hikayesi çıktı ortaya?Yada gerçekten böyle yaşanılası duygular var da ben mi bilmiyorum:( Saygılarımla..

    Tuhaf olacak ama yazılarını okurken mutlu oluyorum.Seni ve yüreğinden çıkan her kelimeyi sevdim ben:)

  3. Müzmin Bey,
    benim yazdığım bir kurgudur şüphesiz. ben bu yazdıklarım gibi sizi de kurguluyorum, başkalarını da.. siz öyle yapmıyor musunuz yoksa?

    kısa yazmayı seviyorum, uzun soluklu şeyler yazacak sabır bende yok. benim gözlerim öyle görmüş, yanılmış olabilir mi? olabilir. ben bu olayı kurgulamış oldum mu? evet. nasıl? kendi bilincimle. güzeeel, peki o zavallı genç okuduklarından bu kadar etkilenmiş olabilir mi? olabilir. ya siz? evet ya tabiii siz de o kurgudan,(okuduğunuz kitaptan), sonra nasıl isterseniz öyle bakabilirsiniz efendim, nasıl etkilendiyseniz öyle kurgulayabilirsiniz tabloyu.

    bugüne kadar okuduklarımdan sizin kadar etkilenmiş olsaydım, şu anda çoktan dünyâ değiştirmiş olurdum zâten. bunun yerine okuduğum çirkin şeyleri unutmayı tercih ediyorum, ilginçtir hatırlamıyorum. yazanların ayrıca yazdıklarından sorumlu olduklarını düşünüyorum ve ümitsizlik aşılamak bana göre değil. ben güzel bakmayı biliyorum, güzel baktığım sürece inancım tâzeleniyor. yoksa ,ümitsizlik aşılamaktan kolay ne var.. baksanıza elinoğlu yazmış bir kitap, bu kadar insan etkilenmiş (olumsuz olarak) kalksın bakalım şimdi o vebâlin altından. yok ben yapamam bağışlayın. ben öyle gördüm, gördüklerimi yazdım. aksini görseydim çok da yazmayı tercih etmezdim zâten merak etmeyin. nâdir bulunsa da böyle şeyler var ve yazılmayı gerçekten hakediyorlar.

    ben hakkını verebildim mi bu güzelliğin, orası şüpheli,.sabırsızlığım yüzünden çok eksiktir ve güzel yazıldığı da yine meçhuldür. çok sevdiğim şeyleri yazarken hep böyle oluyor, bir türlü tatmin olamıyorum yazdıklarımdan. bana göre de en kötü onları yazıyorum. ben hiç beğenmedim bu yazdığım şeyi, bu yüzden ibret olsun diye silmedim.

  4. Vecihe Hanım,
    nasıl bakarsak öyle görürüz, bu çok doğru bir söz. doğru sözleri söylemek hep isim yapmış şöhretlere mahsus olmamalı değil mi..
    gerçek nedir?
    hepimizin kendi gerçeği var.yukarıda Müzmin Bey’e izah etmeye çalıştığım şey de bu aslında. o kendi gerçekleri içinde kurgulayacak hayâtı, ben kendi gerçeklerimle, siz keza aynı şekilde. ve muhtemeldir biri diğeriyle örtüşmeyecek. hem canım ne gerek vardı bunca insana o hâlde, bunca bilince falan. gerçek tek olurdu ve hepimiz peşinden giderdik ve ne kadar da kolaylaşırdı işimiz.

    aslında ben tabloda öyle deli dolu bir hikâye görmedim. bana göre çok doğaldı ama az olan şey kıymetli oluyor ya bütün mesele bu. ne hikmetse artık başka değerler daha câzip geldiği için belki rastlayamaz olduk böylesi manzaralara. ne gâm!

    yazdıklarımı ve beni sevmenizin bir açıklaması var mı? varsa benim için hiçbir anlamı yoktur inanın. siz mükemmel olmak, herşeyi bilmek, çok güzel yazmak zorunda falan değilsiniz sizi sevmem için. böyle söylediğimde (kime olursa olsun), çoğunlukla yadırganıyor. ama ben kendime yabancı değilim henüz. ben de sizi sevdim ama bir açıklamam yok. kelimeleriniz de değil buna sebep, ama sevdim işte.. belki de şimdi sevdim, bilmiyorum. çünkü sizi de kurguluyorum ve bu kurgunun ne zaman başladığından haberim yok.

    yazdıklarımdan mutlu olmanız, beni de mutlu eder. demek ki olumlu bir duygu geçirebilmişim size. ne halt etmeye çiziktiriyoruz şurada a canım :))
    elbette bu benim bakış açım. herkes farklı sebeplerle yazıyor olabilir. kimseyi mutlu etmek için falan da yazıyor değilim sakın ha yanlış anlaşılmasın, ama oluyorsa bu benim için hoş bir şey. teşekkür ederim..

    bir de, bence böyle duygular olmasaydı bunlar yazılmazdı. bu ne ilk, ne de son olacaktır ve benim çizdiğim resimden daha güzelleri de vardır da insanların inancı kalmamış artık. yazık.. yapılabilecek çok şey yok. herkes kendi takkesini önüne alıp düşünmelidir. kimse kimseden mes’ul değil. hem olsun da ben de şâhit olayım, onların mutluluğuyla mutlu olayım, fenâ mı? siz de mutlu olun, okudukça :)) hârika bir duygu aşıladılar bana dünden beri, eh hiç de azımsanacak bir şey değil..

    bağışlayın, bloga epey saat sonra girdim ve nasıl dolmuşum baksanıza sizlere döktüm içimi :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s