öz eleştiri

gölgeler içinde

yüzüne döndüm

kuruydu

soğuktu

sözsüzdü

göz süzdü 

tez caydım

özüme döndüm

Reklamlar

57 responses to “öz eleştiri

  1. Yum gözlerini,
    yitir kendini karanlıkta
    gözkapaklarının
    kırmızı yaprakları altında!

    Yazmadan ,uğradığımı belli etmeden geçemedim iyi geceler..

  2. gözlerimi yumunca
    kocaman bir ışık
    daha önce görmediğim
    bilmediğim cinsten
    beni korkutan karanlık değil
    aydınlık
    bir de kırmızı
    şimdilerde

    iyi gecelerimiz olsun..

  3. *Yahyâ abi’nin dediğine göre,
    rind’lerin akşam’ı..böyle olurmuş..
    hadi bakalım..

    Dönülmez akşamın ufkundayız, vakît çok geç,
    Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
    Cihâna bir daha gelmek hayâl edilse bile,
    Avunmak istemeyiz böyle bir teselliyle..

    Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan,
    Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan,
    Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece..

    Gurûba karşı bu son bahçelerde keyfince,
    Ya aşk içinde harâb ol, ya şevk içinde gönül,
    Ya lâle açmalıdır göğsümüzde, yâhut gül..

  4. Interlock bey dogru demis walla… hele bi de ada sahillerinde bir kayigin icinde mehtaba bakip soyluyorsaniz, hele bir de tuttugunuz baliklari biraz sonra bir adanin kiyisinda izgara yapip yanina da bir sogan kirip limon sikacak iseniz, radyoda sarki da ciziltili cikiyor ise…
    Daha Allahtan ne istiyonusss CANDAN HANIMMMMMM… :)
    Yaw ben bu kadar yemek ornegi ile samimi soyluyorum kitap yazsam ulkeyi sismanlatabilirim gibi geliyo:)
    ne dersiniz??

  5. ..işbu kelâm..
    ..Fatih Bey’e yalakalık dahi anlaşılsa..
    * o yâr benim..kime ne?
    ..bâb’ında levity bir yaklaşımla;

    ..walla doğru söze heç bişi denemez..
    ..denmemelidir..
    ..aynı kelâm;
    ..bir binâ içün; …. iken,
    ..bir binâ içün; adalar sahilini..dahi..
    ..sandal sefalarını çağrıştırıyor..

    ..ve Fatih Bey; ALOOO diyor..
    ..bitekme atıyor..âh!..
    ..ne çok ihtiyacımız var ahir günlerde..
    ..bu tekmelere..diyor..
    ..son verirken..
    ..öperim..severim..endişe duyarım..
    ..canım window sakinlerim..efendim..

  6. Sevgili Interlock,
    bugün Âşık Hüdâyigillerdeyim, bakın ne diyor ozan :

    Aşık olmak bir alemdir
    Tatmayanlar anlamaz ki
    Her sözü bir mücevherdir
    Tartmayanlar anlamaz ki

    Kim ki haktan olsa cüda
    İbadetten almaz gıda
    Bu yolda başını feda
    Etmeyenler anlamaz ki

    Sil gönlünün kem pasını
    Gütme benlik davasını
    Daim hasretlik yasını
    Tutmayanlar anlamaz ki

    Hüdai’yim kalksın perde
    Aşk ateşi yanar serde
    Eyüp gibi dertten derde
    Batmayanlar anlamaz ki

  7. Suat Bey,
    anladım.
    anlamadım.
    olsun iyi böyle..
    sizin için de Âşık Hüdayi’den şöyle diyelim :

    Adım adım gezdim gurbet elleri
    Gezdim ama kardaş gel de bana sor
    Ömrümün yükünü dert sıraladım
    Dizdim ama kardaş gel de bana sor

    Genç yaşımda terk eyledim yurdumu
    Geri dönüp gözlemedim ardımı
    Gönül defterine gizli derdimi
    Yazdım ama kardaş gel de bana sor

    Hüdai hastayı eylerim nazar
    Ben kendi içimde kurdum bir pazar
    Bu kötü nefsime kazmasız mezar
    Kazdım ama kardaş gel de bana sor

  8. Fatih’ciğim canım kardeşim,
    sen geldin ya, neş’e de geldi :) nerden buldun bu kızı böyle..? de kheyirli uğurlu ossun.. Âşık Hüdâyi der ki :

    Bahar geldi çayır çimen yürüdü
    Yaylaya göçmenin zamanı geldi
    Dağlar yeşil giydi karı eridi
    Suyundan içmenin zamanı geldi

    Çok şükür bu yıl da erdik bahara
    Gülü gördü bülbül başladı zara
    Açıldı sinemde bin türlü yara
    Yine dert açmanın zamanı geldi

    Pınarı var ormanı var gölü var
    Çiğdemi var çiçeği var gülü var
    Arısı var peteği var balı var
    Bunları seçmenin zamanı geldi

    Hüdai zamanın geçer boşuna
    Kuşlar bile hep kavuştu eşine
    Şimdi bu mevsimde dağlar başına
    Yar ile kaçmanın zamanı geldi

  9. Işık olmayan yerde nasıl oluşur gölge..
    Âraf’la eşdeğerde, cyberland is this bölge

    [yalap şap bir deneme işte]

  10. ..kurulmasa idi..
    ..cyberland=âraf bölge..
    ..ışık da olsa..
    ..nasıl meydana çıkardı..
    ..gölge?

    ..yalap şap’a eşdeğerli..
    ..bir yalap şap..daha..
    ..altta kalmamalıyım ya!..

  11. İnsaf yoktur bunda gerçi
    Küstürmeye hele seni
    Mesul olmam ben meğer çi
    Sala dilden dile seni

    Divit leşker durmir azır
    Zaptı zordir bunun, mirim
    Müteyakkız kıta hazır
    Men yazmirem, kalem yazır..

  12. ..miralay’sın dedi usta’m..
    ..alay’ım nerde, hani?
    ..zaptı zordur dedi, nun’un..
    ..tuttu,kayz’a verdi beni..

    ..paşa; müşir olacaksa..
    ..küstürmeye zabitini..
    ..valla mes’ul olur bundan
    ..kazanamaz rütbesini..

  13. Kaleme söyle etmesin böyle
    Künyeni o anlatır böyle yada şöyle
    Yok arkana yaslanmak huzurla öyle
    Hınzırlığındandır başındaki endişe

    Tası, çanağı serdin tahtaya
    Şimdi vur kafanı baltadan baltaya
    Küsüp gitme yanlış yollara
    Dirsektesin haydi mola

  14. Paşa-maşa
    sümme haşa
    Hatır belki
    bunca yaşa
    masum bakan
    gözden akan
    İçindeki
    nurdan çıkan
    hedef alay
    ise kolay
    Rütbe ne ki?
    Makam? hay hay..

  15. Madem dersin ozanım
    Şiir söyle kı kanım
    Öyle şiir yazanlar
    Demeliler o ‘zan’ım..

  16. nehir nehir yağmur
    çakmak çakmak şimşek
    mısra sayısı boldur
    içerik beklemesek

    :)

  17. Boşakmasa beyin teri
    Burası tam meydan yeri
    Muhteva duygudan beri
    Öptüm sizleri sizleri

    :)

  18. Bu şeyler hem içerikli
    hemi de becerikli
    Olmağı şart kılıyor!

    Aksi: Odun ve balta..
    Yarammazsa bir halta
    Çileden çıkılıyor

    :)

  19. İçinde felsefeyle

    ömrü eyleyen tefsir

    Açık ve nükteli

    birçok vecize vardır.

    Bu koşmalarda

    ne karaltılar gördüm

    İhtivasına Arş-ı A’lâ dardır.

    Allah’ın izni peygamberin kavliyle inceden inceden selametle..Ve hatta selam ve dua ile…

  20. ..usta’m..geldim biraz geç..
    ..gitmişsin..
    ..ben cevabımı vereyim de..
    ..rahat uyuyayım bare..

    ..üslub-perest’lik bizden uzak olsun
    ..ustam senin dediğin..şiar’dır şiir’e
    ..üslub-u âli ile dizelim mısraları
    ..varacak makam yakin olsun müşir’e

  21. ârafı anlamazam
    hem okuyup yazmazam
    kendi kendime küstüm
    çok değilim azmazam

  22. kelâm alır başın gider
    kul kula ne bilir söyler
    içimize batan güller
    kokusu da kalmaz imiş

  23. o dediğim bir anda
    an dediğin zamansa
    yâd ederim her lâhza
    gönül O’nun kime ne

  24. sana Allah dedim bir
    Celle Celâlühu bil
    herşeyin zıddını gör
    kaldı ise serde ser

  25. Kalem; yaz!

    Dil: ahrâz
    Vâkit: baz
    Ömür: nâz
    Akıl: az

    Geçti yaz
    Çukur kaz

  26. ârifin beri târifi var arâfın öte tarafında
    müzmine zemindir zamân güm arama gümânında

  27. ârifin beri târifi var arâfın öte tarafında
    müzmine zemindir zamân güm görme gel gümânında

    da olabilirdi. aliterasyon ve ablam acisindan bence bu daha iyidir.

  28. ‘ablam’ degil
    ‘anlam’ olacakti

    tabii ki ?)

  29. Dün yine bir yerde târiz eylemişler merkebe,
    Bilmiyorlar kim atarsa pek yamandır çiftesi!
    Hiç de lâf altında kalmaz çok zekidir köftehor,
    Kim ona “eşek” dese,birden “babandır!” der sesi.

    Uzayda hayat var mı?:P

  30. Merkep cahil, konuşur; ona kızmaman gerek
    Pederin eşşek olsa sen olmazdın engerek

  31. Sürüngen eşşek olmak, belli, sana has bir sır
    Hadi, durma; konuş da çatal dilini ısır!

  32. Aklı bunalınca cehaletten dem vurur
    Denize taş atmaz kendini korur
    Kırdı kalemi kıvranır durur
    Şeytana üzülmüş bir melek gibi

    Dümensiz gemi gider mi?

  33. Taş benim, su benim, kalem de benim
    Ufkun erişmez ya.. orya gidenim
    Vahdet demiştin ya.. benim bedenim
    Küfrünü silmene yardım edenim..

  34. Bu kelam sana fazladır bence
    Atarsın her dörtlüğe bir pençe
    Uzaktan sanıyorlar seni küçük bir serçe
    Bu halinle besmeleyi şeytana -ger-çek

  35. Fazlalar gerçekten fazladır bana
    Gerçi sen herşeyi fazla sanırsın
    Şimdi selam götür bunu babana
    Başüstü eylesin sessiz anırsın

  36. Darbe-i felc ile bükülür belin
    Kalem tutmaz olur vahdet yazan sağ elin
    Yine filozof şairsin lakin
    Fiilen hizmete kadir değilsin!!

  37. Hizmete filan talip olan kim
    Hademeye hizmet bana yaraşmaz
    Felsefe melsefe geçmişte terkim
    Zirveye varanı zirveler aşmaz

  38. Cevap kalmayınca dilin döner dolaşır
    Mizahın zayıftır söylendikçe bollaşır
    Eyleme kalbini her yerde sevda bulaşır
    Sakla koyunlara çoban edersin!

  39. Anlamsız ezberler hep bir anlıktır
    Marifet değil o papağanlıktır
    Bana cevap yaz, rastgele yazma
    Ya da devam et ve beni bıktır

  40. Yelken taktık devedeki hörgüce iyi mi:))Ben gidiyorum ya yemek hazırlayacağım daha:)Msnden beter ettik burayı Candan’cım candan candan affet artık beni.Sevgilerimle..

  41. Ok geldi paçamdan bile vurmadı
    Söz ettim duvardan öte varmadı
    Hoş başladı fakat seviye düstü
    Bu muhabbet beni vallah sarmadı

  42. Tamam Muzmin Bey bıkmayın efendim!Ayrıca bıkmamak için yazmaya devam etmemeniz de kâfiydi!Bükülmediğiniz kadar bükemez oldunuz bugün…Saygılarımla…(Yine vakit aldım gördünüz mü?Bu aklı havada olan gençler neler de yapıyor!Ancak siz bilmezsiniz Muzmin Beyi deli etmenin bıktırmanın zevkini:))Hoşcakalalım..

  43. Bikmak..

    Seviye dusunce bikarim..

    Vaktimi de provokasyonlar degil, kendi keyfim tayin ediyor genelde..

    Bukmek meselesine gelince.. Oyle bir niyetim yoktu.. ama, ‘yeni yetme’lerin meydan okumak gibi bir huyu hep olmustur.. hep de olacaktir..

    Olsun. Sabredebildiigmiz kadar ederiz..

  44. Umrunuzda olmasın Muzmin Bey ;
    istediğinizi de söyleyin bu yeni yetme çok seviyor ustasını boynuzun kulağı geçme derdi yok inanın!Seviyenin düştüğünü nasıl tespit ettiniz bilmem!Ben öyle düşünmedim yazdığımı da art niyetle yazmadım.Sabır güzel haslettir ama benim taşırıp nefret uyandırma gibi bi gayem yok.On günde bir sizinle tango iyi geliyor!Ah arada bir de ayaklarıma basmasanız:)Arada da fena tekmeliyorsunuz bu eşeği ama olsun:)Sevgiler..Bu sefer ciddi gittim:)

  45. Vecihe hanim,

    Umrunuzda olmasın Muzmin Bey;

    Umurumda olmasa yazmazdim.

    istediğinizi de söyleyin bu yeni yetme çok seviyor ustasını boynuzun kulağı geçme derdi yok inanın!

    Sevmek fiilini de ‘usta’si sevmiyor. Onun yerine, karsilikli saygiya dayanan daha tutarli, daha sogukkanli, daha seviyeli bir munakale tercih eder bu ‘usta’ dediginizi sandigim eternal cirak.. Muhabbet de degil, munakale..

    Seviyenin düştüğünü nasıl tespit ettiniz bilmem!

    tespit icin bir otorite olmak gerekiyor. Ben ise kanaatimi soyledim; ki, ayni sey degil. Bence seviye tam olarak surada dustu:

    Dün yine bir yerde târiz eylemişler merkebe,
    Bilmiyorlar kim atarsa pek yamandır çiftesi!
    Hiç de lâf altında kalmaz çok zekidir köftehor,
    Kim ona “eşek” dese,birden “babandır!” der sesi.

    Uzayda hayat var mı?:P

    Burada kullandiginiz kelimeleri de uslubu da hic begenmedim.. Fakat, sabrettim.

    Ben öyle düşünmedim yazdığımı da art niyetle yazmadım.

    Bu, maalesef, hafifletici degil. Bilakis, daha da beter yapiyor durumu..

    Sabır güzel haslettir ama benim taşırıp nefret uyandırma gibi bi gayem yok.

    Nefret etmek aliskanligim pek yoktur. Ilgi sahamdan cikarmak vardir, ama, yoksaymak nefret etmek anlamina gelmez benim icin. Nefret etmek tasimaktir. Tasimam, birakirim.

    On günde bir sizinle tango iyi geliyor! Ah arada bir de ayaklarıma basmasanız:) Arada da fena tekmeliyorsunuz bu eşeği ama olsun :)

    Anladim. Ama, bundan sonra olmayacak. Ne tango ne tekme. Cunku, sizden ben bir sey edinmiyorum. Bana bir katkiniz olmadigi gibi, benim de size bir katkim olmuyor. Faydasilik bu kadar karsilikli olunca, hic olMAmasini tercih ederim.

    Yani, siz benim sorduklarima cevap vermeyecekseniz, sadece raksetmek meraginda olacaksaniz, ben o oyunda yokum; bir daha olmayacak.

  46. Muzmin Bey;

    Burdan devam edip ne sizi ne kendimi daha fazla yormamın bi anlamı yok.Cevap vereceğim lakin burdan değil!Bu sayfayı daha fazla meşgul etmeyeceğim!Burdan size söyleyebileceğim tek şey büyüğümsünüz siz nasıl diyorsanız ne diyorsanız doğrudur:)Hoşcakalalım!

  47. Dusundum de.. yukaridaki yazida kullandigim ‘raksetmek’ kelimesinin yanlis anlasilma ihtimali olabilir..

    Aslinda olmamali bence.. sundan dolayi: ben bu kelimeyi ‘tango’ isimli dansin turkce fiil karsiligi olarak kullanmistim.

    Ve, belki bilmeyenler vardir diye kisaca anlatayim: Tango, bizim bildigimiz ‘raks’in aksine, saraylarda dogmus bir dans degildir.

    Bilakis, izbe ve batakhanelerde baslamistir. Tipki rebbetica filan gibi..

    Bu bakimdan, bence ‘raks’ daha asildir –hele tangoya kiyasla.

  48. ben ne yazdım, ne anlaşıldı, nereye çekildi çok da dert değil.. yazdıklarımı benden sonra, isteyen istediği gibi anlıyor ve buna bir itirazım olamaz. ancak yorucu geçen bir günün sonunda geldiğimde blogumda gördüklerim doğrusu övünç duyacağım şeyler değil. keşke falan da demek istemiyorum şimdi. olması gereken olmuştur elbette.. ancak ben küfür bile edeceksem besmele gibi dursun isterim. seviye gerçekten de önemlidir. her ne kadar edepsiz görünüyorsam da benim de kendime göre bâzı sınırlarım var. insanlar birbirine sövecekse bile, belli bir üslup içinde olmalıdır. yani araya akraba ve talukat girince, kişileri biraz aşıyor diye düşünegeliyorum. yani birine kızdıysam doğrudan ona söylerim, babasına sövmem gibi gibi..
    kaldı ki şurada acizane yapılmaya çalışılan şey, ufak alıştırmalardan, denemelerden, hoşluklardan ibaret olsun isterim ve buna da azami gayreti gösteririm. verilen karşılıkları, göğsümde yumuşatmak suretiyle pas etmek alışkanlığına da sahibim. bunun aksini gösterecek bir delili kimsenin çıkarabileceğini sanmam.
    olan olmuştur. keşkeyle falan geçirecek bir anımız dahi yok. üzücü müdür? benim açımdan evet. üstelik kendimi gafil avlanmış sayıyorum. tam da blogdan uzak kaldığım şu ara bunların cereyan etmesi vaktinde müdahale edememiş olmam beni daha çok üzüyor. elbette kimseye karışacak halim dahası kimsenin benim savunmama ihtiyacı olduğunu sanmam ama seviye dedim ya, evet işte belki ona müdahale ederek bir parça mani olabilirdim tatsızlığa. niye olsun ki bunlar..? anlamakta güçlük çekiyorum. ama kimsenin beni anlamasına muhtaç değilim yine..

  49. Candan;

    ne desen haklısın.İncitmek kasıtlı yapmamış olduğumu göz önünde bulundur ve affet lütfen.Bir daha asla olmayacak.Özür dilerim:(

  50. Vecihe,
    özür dilenecek mercii ben değilim ki.. ben bana yapılanı unutmayı bilirim. hatta en iyi bunu bilirim. ama burada yapılan bana değildir aslında ve ben -bana dokunmayan yılan, bin yaşasın- zihniyetinde değilim sadece.
    başka yerlerde benim başıma çok geldi, özellikle iş hayatında. mesela toplantılardan önce herkes bir karar alır, sözcülük işini de bana verirlerdi. herkesin şikayetçi olduğu şeylerle ilgili.. iş toplantıya gelince ben hariç herkes susardı. patronlarla tek başına savaşmak işi de hep bana düşmüştür ve bu yüzden iş değiştirmelerim çok olmuştur.
    tartışalım, paslaşalım, ama tatsızlıklar hiç olmasın dilerim..
    hayat çok kısa ve yeterince tatsız.

  51. selamün aleyküm

  52. Elif Hanım (herhâlde),
    aleyküm selâm.

  53. ben de saçmalamayı seviyorum:D
    o yüzden ben ütüleri bile yığıyorum:(((((

  54. şey ben kimsenin yorumunu okumadım, sadece “ya siz?”sorusunun cevabıdır:)))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s