incilerimi dökmem domuzların önüne!

Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit

Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvesiz ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök ne dalı incit

Bekle dost kapısın sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda Sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla’yı çağır ne çölü incit

Rızaya razı ol hakka kailsen
Ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit

Gel haktan ayrılma hakkı seversen
Nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hüdai incinir inciden versen
Ne kimseden incin ne eli incit

ÂŞIK HÜDÂYİ

sabahberi hem ütü yapıyorum hem bu güzel deyişi söylüyorum.. bugün günlerden hüdâyi yine. nûr içinde yatsın.. 

dünberi üzerimde bir hâl, evlerden ırak.. anormallik sorusunun içinde kıvranmaca, annemin bir sözüyle yıkılmaca, hâsılı yorgunluk üzerime sinsi bir yılan gibi çöreklendi.

ne arıyoruz biz bu bloglarda? ne yapmaya çalışıyoruz? işimiz gücümüz yok mu bizim kardeşim?! suya sabuna dokunmayan da, dokunup sıyıran da, elini soğuk ve dahi sıcak sudan çıkarmayan da burada. pazaryeri gibi bir şey. seç-beğen-al

saatlerimizi veriyoruz, kirli çamaşırlarımızı seriyoruz, selâmlaşıyoruz, dünyâyı kurtarma plânları falan yapıyoruz, ay gülesim geliyor.. saçma bütün bunlar. hadi ben saçmalamayı seviyorum, ya siz? 

Reklamlar

11 responses to “incilerimi dökmem domuzların önüne!

  1. -YANSITMALI AMPULLER,
    İYİ IŞIK VERİR AMA
    DÜŞMANIMIZDIRLAR AYNI ZAMANDA..

    -SAĞLIKLI IŞINLARI SİZDEN ALIRLAR..
    -SEFALET GÜNLERİNE KAPI ARALARLAR..

    -ÖYLEYSE SADECE
    İSTENMEYEN MİSAFİRLER GELDİĞİNDE..
    YAKIN BÖYLE AMPULLERİ!.
    -SEVDİĞİNİZ window ARKADAŞLARINIZA
    REVA GÖRMEYİN BU KADERİ..

    -ONİKS MERMERİ SÜS AMAÇLI
    KULLANILAN BİR TAŞTIR..
    -MAVİ KUVARS DÜŞÜK MİKTARDA
    POZİTİF ENERJİ TAŞIR..

    ..DERDLÎ’DEN;

    “-ÇÜŞ DİYORUM GÖNÜL SANA!
    -BUNU LAYIK GÖRME BANA.
    -SEVGİLİNİN BOYU UZUNDU BENDEN,
    -BU YÜZDEN TERKETMİŞ OLABİLİR,”

  2. Moortipim,
    arkadaşlarıma revâ gördüğüm yoktur bir şeyi. ben ne karışırım Allah’ın işine :) hele ay çıksın diye bekledim. bal-gam ettim azığımı, çaldım durdum sazımı.

    Kul Nesimi de şöyle diyor:

    ben yitirdim, ben ararım, yar benimdir kime ne
    gâh giderim öz bağıma gül dererim kime ne
    gâh giderim medreseye ders okurum Hak icin
    gâh giderim medreseye dem cekerim kime ne

  3. ne aradığını bilseydi insanoğlu, şimdiye kadar evc-i kemalata yükselmişti. ama heyhat. el’an aramalardayız. “bulanlar, ancak arayanlardır” Doğru arıyoruz ama neyi, nasıl arıyoruz_ Bilmiyoruz. Ve bilmediğimiz birşey daha var ki, o da neyi bulacağımız?

    Ben bu yazı üzerine müsait bir vakitte, belki de çok yakın bir vakitte derin bir analiz içeren yorum yaparım inş. :)..

    Selamlar…

  4. Kadim dostum [URL=http://my.opera.com/SeyfullahKarakose/blog/en-bir-ay-o-zamanlar]Seyfullah’a ait bir şiir[/URL]

    şen bir ay o zamanlar…

    bu sabah haberimiz oldu
    dün gece yer çekmiş
    ve dünya kuantumcuları incir çekirdeğini doldurmuş
    gördünüz mü boşuna ürkütmüş ilk adım bizi
    aldırmamalı
    korkmamalıymışız
    alışırmışız
    olsak da eski bir ev
    bir duvar başı gibi taş
    yine de bulunurmuş dünyanın döndüğü
    bir kadına yanarmışız yine de

    böyle başlıyor her şey
    sabah kalktığımızda yağmur dinmiş oluyor
    sonra öğreniyoruz haksızlık yapmayı
    haklı sebepler bularak
    tanrı bilir ya
    haksız da sayılmıyoruz
    geride değmeyen rüzgar
    sonra yaprağın altı
    çürümüş
    toprak
    koku
    su

    gelecek yağmurda yine koşturacakmışız
    bu esrime ondanmış
    bu gülüş
    bu beyaz
    bu soğuk
    ümit diyor tentenin altındaki kadın
    birazdan kaybolacakmış

    gerçi güz hepsini kapatacak
    bekleyeceğiz yine de
    belli ki çabuk geçecek
    ateş gibi de değil
    sıradan
    eğlenceli
    kaypak

    bekleten olmak heveslisiyiz
    hepimiz
    beklediğimizi unutarak
    o kulağa güzel bir söz için hayranız
    bak göze bula sus dile sar
    soğumadan sevişmeliyiz

    bir zamanlar
    güzel düzenlenmiş bir aşk bulmalı demiştim
    üst üste ve tasnif edilmiş
    rahatım haliyle yerinde
    yer çekmemiş
    dünya dönmemişti
    incir çekirdeği bihaber
    nasıl olsa birisi kayda geçerdi

    hatırlayın
    ekose etekleri
    sinsi rüzgarı
    ateş alırken bakmalar
    bakarken ateş almaları
    sonra kasıkta sızılar
    beştaş oynayan kızlar
    uzun çarşı
    çakılı gölge
    davetkar pencere

    ve dudağımdaki tebessümle
    “şen bir ay o zamanlar”

    malum
    insan kelimelerden fazla…

    * esen esen’in “göç yolları” şiirinden son mısra…

  5. candan hanım,

    candan hanım saçmalamayı sevmeye devam edin, çünkü güzel sürprizler var bunun arkasında.
    ben, saçmalayı saçma bulurdum, taa ki orayı okuyana kadar. meğer bir lütufmuş. hem de herkese nasip olmayan.
    siz saçmalayın biz sizi okuyalım ve takip edelim neler çıkacak?

    daha fazla saçmalayabilmek dileğiyle..
    saçmalıklarda kalabilmek dileğiyle..

  6. **hımâri heyvanatı üzerine
    dada etimolojik-morfolojik
    aşkın boyutsuz dağılımı..

    -maskarasal
    -eşlem-kopya
    “porifera-brain”
    -tipinin
    “hexactinellida”
    sınıfından olan
    “zekâ” lar;

    -360 derece dönebilen
    kafa teşekkülâtları vasıtası ile
    ve çipil olmasına rağmen
    hassas kulak düzenekleri ile
    komünükasyon sistemlerinde
    bir rüzgâr ve anafor
    oluşturabilmektedirler..

    -routin
    aks-i seda
    paragrafik/pragmatik
    dahî
    paradigma sürecinde
    karakteristik jargonlar
    oluşturarak
    o aşina..
    o lâtif..
    seslerini yayarlar..

    -konu akışını
    şu güzel dizeler ile
    nihayetlendirir,
    nazik
    terennüm nağmeleri
    savururum..
    ..efendim..

    aşk,
    içimi yakan
    bir volkan gibidir..
    en sevdiğim tatlı
    kazandibidir..

    leylâ!.
    sev beni
    sokma müşgüle,
    seninle
    kaşıkatalım
    iki tabak
    keşküle..

  7. Nun Şiirleri,
    en kısa zamanda bekliyoruz analizinizi :)
    selâm bizden..

  8. Sevgili Ummân,
    Seyfullah Bey’in şu mısralarını sevmiştim, ağır geçen bir günün ardından söylediği :

    biraz ağır olacak bugün anlaşılan.

    bugün bir geçse…

    yarın yine perdeyi açarım.

  9. Irmak Hanım,
    bunu benden daha ustaca yapanların olduğuna inanıyorum ben. evet saçmalamak güzel şey, doğasında özgürlük var. çoğalsın dilerim.. yalnız bırakmayın aman ha!

  10. Sevgili Interlock,
    doğru söze ne denir..
    desem ki o lâtif seslerle eğleniyorum ben, kim ne anlar bundan. hayat eksik olabilirdi onlarsız ve tabi ki biz de..

    yârim gelir yanıma
    kanı kaynar kanıma
    neş’e katar cânıma
    akasyalar açarken

  11. selaaam.
    ben buradayım biryere gitmedim.

    sadece taşındım.
    :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s