niye mi biraz kül, biraz duman..?

ateşli hastalıkları çok geçirdim çocukken.. solucan gibi bir şeydim zâten. ilkokul öncesi ve okulun ilk yılları hep yatakta ya da doktorlarda falan geçti. nasıl ortaya çıktım, bâzân ben de şaşıyorum. mıymıntının tekiydim; sebze yemez, süt içmez, bi’ şey beğenmezin tekiydim.. kronik bronşitim vardı. bâzı zamanlar ateşim öyle yükselirdi ki, kendimde değilken yaptığım konuşmalar günlerce evde malzeme olurdu. eve gelen hemşirelerin yaptığı iğnelerden, popomda yer kalmaz, bağırtılarımı da bütün mahalle dinlerdi. hâlâ daha hastalanacağımı, iştahımdan anlarım. öncesinde son nafakammışçasına yeme isteğim, akabinde yerini su bile içemeyecek iştahsızlığa bırakır. bronşitten yırtalı çok oluyor da, böbrekler musallat oldu başımıza bu defâ. böbrekler deyip de sol böbreğimin de günahını almayayım şimdi. ne çekiyorsam, sağ böbrekten çekiyorum.

kendimce travma olarak adlandırdığım bâzı olaylar da yaşamışlığım var. neticesinde hep iyi şeyler olmuştur bana göre. yani bir başkalaşım hâli. başka türlü yaşayabilir miydim bu süreci, bilmiyorum. öyle oldu işte.. içimdeki benleri saymam belki bu bakımdan da zor oluyor. bir gün sonra, bir gün önceki hâlimi beğenmişliğim neredeyse olmadı. bir gün önceki, hep yabancı kalmıştır bana, ama bir yerlerden de tanıyor gibiyimdir işte de, çıkaramam yine..

ateşiniz çıktığında bilirsiniz, garip bir uyku hâlidir o.. uyurgezer gibi kalkıp, yürür de insan, düşünde gördüğü cüceleri filân kovalarken. ya da daha önce yemeyi aklına bile getirmediği şeyleri isteyebilir, ama yiyemez genellikle. uyandırdıklarında sayıkladığın şey önüne getirilir ve şaşırırsın, ben bunu nasıl istemiş olabilirim diye. ama oluyor yâni, bana çok oldu böyle şeyler.

ateş bünyeye çok zararlı, bunu biliyorum. çocuksan daha şanslısın. ama benim için değişen pek de bir şey olmadı. kazık kadar oldum, kurtulamadım. uzun süredir hasta falan olduğum yok, bu iyi bir şey mi acaba? artık daha mı az değişmem gerekiyor? kişiliğim oturdu sayılır mı? oysa merak eder dururum, on yıl sonraki hâlimi. ya çok fazla değişen bir şey olmayacaksa.. sıkıcı görünüyor. çünki ben en çok kendimden sıkılırım. boğasım gelir kendimi bâzân. yalnız, sinir krizlerim esnasında çok eğlenceli oluyorum gâliba, bunu da karşımdakinin yüz ifâdesinden anlıyorum. yaratık görmüş gibi bakıyorlar yüzüme, hem korkmuş gibi davranıyorlar,  hem kaçıyorlar yanımdan gülerek. bugünkü krizimi de geçirdim bin şükür. bu bana epey gider artık. evde sulh, cihanda sulh diye boşa dememişler…

Reklamlar

2 responses to “niye mi biraz kül, biraz duman..?

  1. böbrek deyip de geçmeyin..beş yaşında nefrotik sendrom geçirdim..sol böbrekten..tansiyon dengesizliklerini hala çekmekteyim..insanın sol tarafından geçirdiği hastalıkların en büyüyüğününde sol taraftaki beyinden kaynaklandığını düşünmüşümdür hep..ha bir de Türk Solu var tabi..

  2. hocam geçmiş olsun..
    sol tarafta ayrı bir beyin olduğunu bilmiyordum valla sürpriz oldu :))
    benimki de sağ beyinden mi kaynaklanıyor acaba?
    türk solu mu var? hani nerde? yapın kaydımı hemen :P

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s