felek çevirmede çarkın*

molinos_c_s_.jpg

düşman kim? kimle habire savaşır insan? yeldeğirmenlerine karşı savaşmanın nesi erdem? ya da şimdilerde çoğunlukla yapılan farklı bir şey midir insanoğlu tarafından? aklın yolu niye bir? akıl üstün değil midir? üstün akıl mıdır, sağlam vücutta bulunan? yoksa sağlam olunca akıl, vücut da mı akıllanır?

don kişot, yazılmış en iyi eserlerden biridir bence de.. ama methiye düzmemiştir ki cervantes yitik akıla. sıradanlıktan uzak olmak, tuhaf olmak, yeni bir söz söylemek özel ve güzel olabilir, olmalıdır da bana göre. herkes birbirine benzese doğrusu çekilmez olurdu dünyâ. ancak körükörüne önüne gelenle savaşmak hevesi de, akıl hastasına yaraşır bir durum değil midir? cervantes, kurguyu kıskanılası bir dille yazmıştır bu muhteşem eserinde. delice savaştığınız herşeyde yenilmeye mahkûmsunuz diye, âdeta haykırmaktadır.

dostluğun ne demek olduğunu, en iyi, düşmanından öğreniyor insan. varlığın kıymetini yoklukta öğrenmek gibi, tokluğun değeri açken anlaşılıyor. hiçbir şey yerinde saymıyor, hareketsiz olsa bile. sılanın kıymeti, gurbette biliniyor.

basit bir enfeksiyonun, beni kansere karşı korumayacağını nerden bilebilirim? şimdi, başladığım yerden, başka bir yere zıplamış gibi görünebilirim. ama değil işte, henüz aklımı yitirmiş değilim, dilerim yitirmeden tamamlarım müddetimi.

şunu söylemek istiyorum : önce sükûnetle anlamaya çalışmak gerekiyor neyin ne olduğunu, anlamak içinse sağlam bir kafa şart. kimse yerinde saymamalı, hiçbir düşüncenin koşulsuz taraftarı olmamalı. emânet düşlerle yola çıkmamalı. vesvese ve kuruntularla nereye kadar.. yeldeğirmenlerine karşı savaşmamalı. çelişkili gibi mi görünüyor söylediklerim? o hâlde iyi bir şey yapmışım demektir.

değirmeni çok severim. ne kadar da yuvarlak ve yumuşak. sürpriz yumurta gibi, heyecân verici. üstelik tadı da hârika, tıpkı çilek reçelinin üzerine konmuş bir dilim sert-yağlı beyaz peynir gibi. limon çiçeği kokusu alıyorum, her başımı yasladığımda. enfes bir dille konuşuyor benimle, dahası o söylüyor ben yazıyorum arada. kendimce soyutu somutluyorum, var mı itirâzı olan?

ark kazarlar arkın arkın

felek çevirmede çarkın*

bu dünyada mal ü mülküm

vardır diyen yalan söyler 

şah hatâyi

Reklamlar

17 responses to “felek çevirmede çarkın*

  1. değirmenim
    ürettiğim undur lâkin
    buğday filan değil benim

  2. Ruâmzede Bey/Hanım?
    hoşgeldiniz..

    değurmenum
    kâh oğiturim misıri
    elumda kalur koçani
    kâh oğiturim kendumi
    adum da kalmaz un cibi

  3. serseri girme meydâna
    aşık senden yol isterler
    kallaş ile oturmana
    iman ehli kul isterler

    bu yola giren oturmaz
    kelâm hileyle satılmaz
    hak söze hile katılmaz
    cevherinden pul isterler

    bir kılı bin pâre eder
    her kulu ihtiyâr eder
    şahım sözün etmiş gider
    sözde manâ bol isterler

    şah hatayî der neylersin
    her müşkili hâl eylersin
    bugün çiçekler derersin
    yarın senden gül isterler

  4. bir nefescik söyleyeyim
    dinlemezsen neyleyeyim
    aşk deryasın boylayayım
    ummâna dalmaya geldim

    aşk harmanında savruldum
    hem elendim hem yoğruldum
    kazana girdim kavruldum
    meydana yenmeye geldim

    ben Hakk’la oldum âşinâ
    kalmadı gönlümde nesne
    pervaneyim ateşine
    şemine yanmaya geldim

    ben Hakk’ın kemter kuluyum
    kem damarlardan beriyem
    ayn-i cem’in bülbülüyüm
    meydana ötmeye geldim

    şah hatâyi’dir özümde
    hiç hilâf yoktur sözümde
    eksiklik kendi özümde
    darına durmaya geldim

  5. Hakikât gizli sırdır
    Açarisen gel beru
    Küfür içre imandır
    Seçerisen gel beru

    Açık cennet kapusu
    Lâl-ü gevher yapusu
    Kıldan ince köprüsü
    Geçerisen gel beru

    Bu can melek canıdır
    Bu ten Selman tenidir
    Meşrub aslan kanıdır
    İçerisen gel beru

    Pirden öğüt almışam
    Ustâddan ders almışam
    Kim kanad baglamışam
    Uçarirsen gel beru

    Men bağçalar gülüyem
    Ayn-ı Cem bülbülüyem
    Kırk kapu kilidiyem
    Açarisen gel beru

    Hatayîm eydür hemân
    Daglar büründü duman
    Kim İncil kimi Kuran
    Seçerisen gel beru

  6. usûl erkan bilmez nâdan elinden
    usûl ağlar erkan ağlar yol ağlar
    bülbülün figanı gonca gülünden
    bülbül ağlar diken ağlar gül ağlar

    kâmil olanların bellidir yeri
    aşk yoluna koydum can ile seri
    Hakk’ın didârını görelden beri
    deryâ ağlar ırmak ağlar göl ağlar

    şah hatâyı’m neler gelir dilimden
    hakîkât kuşağın çözme belinden
    nice özün bilmez derviş dilinden
    hırka ağlar tığ-i bend ağlar şal ağlar

  7. ..şâh ismail’den;

    bu yolun ötesi Hak’tır
    mürvet hey erenler mürvet
    bu yoldan özge yol yoktur
    mürvet hey erenler mürvet

    yolda nefes öldürmezler
    yezid düşer kaldırmazlar
    mürvet deyeni vurmazlar
    mürvet hey erenler mürvet

    aşk oduna yanageldim
    pervâneveş dönegeldim
    bin kan ettim yine geldim
    mürvet hey erenler mürvet

    ilm-i Kur’an’dır dilimiz
    sırr-ı hakıykat yolumuz
    imam Ca’fer’in kuluyuz
    mürvet hey erenler mürvet

    şah Hatâyi’m hale geldim
    hâl içinde yola geldim
    eksikliyim dile geldim
    müevet hey erenler mürvet

  8. şah hatayî atayi
    kayde mayde satayi
    pen ontan eyi terum
    millet bağa çatayi

  9. Canoo merhaba:)
    Ben ne yazik ki bu basliga sadece okuyucu olarak katkida bulunabiliyorum..
    Kahve molasi verirseniz yine ugrarim :)

    sevg&sayg

  10. kim ondan eyi derse
    meydan burdadır nerde
    çatanlar düşe derde
    hasetlik varsa serde

  11. Ece merhaba,
    biz da çendumuzdan demeduk oni da :)
    ben yemek molası verdim, üstüne iki filim ancak gelebildim. kahve arzu edenler buyursunlar efendim :)

  12. müzmin bey, tebdil isim geziyormuş, sebebi ne ola ki?
    ece hanım’ın mesajıda tebdile uğramış az birazcık.

  13. candan hanım,

    lütfen bana kızmayın. müzmin anonim bey’i , müzmin anonim ismiyle aramızda görmek isteriz.

    müzmin bey,
    bu fasıla çok uzamasın. siz bizim hocamızsınız. size hoca dememe izin vermesenizde zatınıza hoca sıfatıyla hitap etmek daha doğru sanırım.

  14. Candan hanim, Ece hanim, Irmak hanim [alfabetik]

    Tebdil-i mustear [ne demek oluyorsa(*)] gezmiyorum.

    Bir gunlugune Net’e bakayim dedim.

    Azicik ‘kafa dagitmaga’ ihtiyacim vardi.

    Dikkat cekmemek icin bana uygun buldugum bir baska mustear ile yazayim dedim. ‘Layt’ olsun diye de sagdan soldan apardigim bir iki bir seyi ‘post’ ettim.

    Fakat, tovbe :) Onu oyle yapmayip, ‘EY MILLET BU BENIM!’ diye bagirsaymisim eminim daha az dikkat cekecekmis…

    Bir de su ‘hoca’ meselesine degineyim:

    Boyle zamanlarda aklima –daha once de sagda solda yazdigim– Einstein’in o cok sevdigim lafi gelir: {from memory: } ‘To punish my contempt for authority, fate has made me an authority myself.’ {mealen: otoriteleri (ustadlari, hocalari) asagilayisimi cezalandirmak icin, kader beni de otorite (ustad, hoca) yapti’}

    Tabii ben Einstein filan oldugum zehabinda degilim –daha cok Napolyon oldugumu dusunmusumdur hep– ama sonucta bana hoca diyenlerin sayisi artiyor. Ustelik kimseye de bir sey ogretmedigim halde.

    Milletin cok enteresan takdir olcutleri var vesselam.

    Neyse, ben simdi gercekten gidiyorum. Donunce, donersem, blogumu acarim.

    [(*) mustear zaten bir tur tebdil degil midir?]

  15. müzmin bey,

    ama, bu tebdilinde tebdili olmuş.
    aynı kişinin bir veya birkaç isim kullanarak sözümona farklı kimliklere bürünmesini çok doğru bulmuyorum. dileyen yapar-uygular ama, bu yanlış bence.

    hem zaten siz yeni bir müstearla tezahür etmek için gitmediniz ki, yani öyle olduğunu sanıyorum.

    sizi tez vakitte aramızda görmek dileriz.

    saygılar

  16. Müzmin Bey,
    bana niye söyleniyorsunuz canım durup dururken :)
    nasıl isterseniz öyle gelirsiniz.. ben konuğumun rahat etmesi için elimden geleni yapmakla mükellefim. bu bakımdan hoş ve anlamlı müstearınızla kafa dağıtmaya geldiğinizi farkettiğim için ses etmedim, doğrusu ayıp etmiş olurdum aksini yapmış olsa idim.

    bakınız sevdiğim şâire, atıp tutuyor demenize rağmen, istifimi bozmadım :)

    hocalık konusuna gelince size hiç öyle hitâb ettiğimi hatırlamıyorum ama elbette sizden öğrendiğim çok şey oluyor ve bundan dolayı müteşekkirim. yâni birimizin diğerinden bir şey öğrenmesi için hoca filân olmasına da gerek yok ki..

    napolyon da en az ruâmzede kadar çeşitli çağrışımlara sebep olabilecek kuvvette bir isim, nereye çekeceğimi bilemedim en iyisi ekşi sözlüğe müracaat etmek :)) kafa dağıtırken, kafa da dağıttırıyorsunuz vesselâm, eksik olmayın..

  17. Irmak Hanım,
    size neden kızayım..?
    Ece Hanım’ın yorumundan eksilltiğim şey benim insiyatifimde oldu, Müzmin Bey öyle olmasını isterdi diye düşündüm, bu işte kimsenin payı yok benden başka. bu bakımdan kızacaksanız siz bana kızın :)) sâdece şöyle düşündüm; ben de olsam başka bir müstearla (blog sahibinin bilgisi dahilinde) giriş yapmışsam, öyle de kalsın isterdim diye düşündüm. hepsi bu..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s