yüzükoyun yazmak

pic100h.jpg

can eriği çocuğuyum ben, mangoya pek yüz vermem. âlem caka satarken; kabuğunu beğenmez, gördüğümde kibiri, kirimden hiç iğrenmem. dizlerimdeki yaralar tâze bir toprak kadar, düşekalka yollarda, hâlâ durur izlerim var.

yalanı sevmeyenler; gerçeklerden en çok kaçanlar, tuhaf. tuhaf olanı sevmem de mi tuhaf.. o kadar baktım aynaya, hiç kendimi göremedim. kaç kendimle didiştim, orta yol bulamadım. baştan beri bakıyorum da, ne kadar çok çelişiğim. yüzümde hep bir gülümseme, sanmayın barışığım. kaybedenler derneğinin asil üyelerinden biriyim, henüz kartımı yollamadılar ama, ne bileyim ümitliyim.. kendimi bulana kadar, kimseyi arayamam. söz verdim bir kere, kendim için hiç değilse bir şey yapmalıyım, kırka az kala, bu da olmazsa boşa geldiğimin belgesini, en yetkili mercilerden almalıyım.

durduk yere yazılmadı bu yazı. yüz(ü) bulmuşum yazarken. hiç de hesapta yokken. alışkanlık yapan şeyleri sevmem. sigara hâriç. o da sağolsun beni pek sever. sevişiriz deli gibi. o canı çekince beni, ben canım çekince onu isterim. kimse reddetmez birbirini. bu yazma işi de biraz öyle oldu.. bi’ halt becereceğimden değil, defterlere yazmayı sevmediğimden belki. hep eleştiririm kendimi, yırtar atarım sonra yazdıklarımı. belki de burada kendimden kendimi korumak istedim. kendimi kendime saklamak yerine, başkalarını seçtim. bilmiyorum. hâlâ daha emin değilim ne yapmak istediğimden. teşhirci olduğum doğru. başka birilerinin görebileceği şekilde yazmanın başka ne anlamı olabilir ki.. teşhirci olmayan birine mümkün değil yazdıramazsınız, görünecekse yazdıkları orta yerde. biraz da röntgenciyim ne yalan söyleyeyim. ama teşhirciliğim kadar ağır basmıyor bu özelliğim. röntgenlenecek bir şey varsa çeker beni. yoksa kimsenin öğütlemesi ile bugüne kadar bir şeyi okuyabilmiş değilim. o kadar çok şey var ki okumadığım. şaşırıp kalıyorum, millet sayıp dökerken okuduklarını. nasıl sığdırabilmişler kısacık ömürlerine, hayret! âdeta başka bir şey yapmamışlar gibi geliyor. yâni kendimle övünecek pek bir şeyim de yok anlayacağınız. haa evet bir tek salaklığımla övünürüm. evet evet yanlış duymadınız. anneme kalsa, başıma ne geldiyse bu salaklığımdan gelmiştir ya, neyse her lâfın arasına bir de anne figürü sokmayalım, neme lâzım, bir de elektra kompleksimizi yüzümüze vurmasınlar. ama bu salak tarafım babam öldükten sonra su yüzüne çıktı, ne hikmetse.. nesiyle övündüğüme gelince; bir kere hiç şüphe duymuyorsunuz insanlardan. kendiniz gibi biliyorsunuz karşınızdakileri. hâlâ düşünür dururum, aksini yapabilsem elime ne geçerdi diye.. yok, cevap bulamıyorum. haa belki de o da salaklığımdan ileri geliyordur, mümkün. şöyle akıllı biri, beni aydınlatabilir belki bu hususta, makbule geçip geçmediğini bilâhare söylerim artık.

kelimelerle cilveleşmeyi çok seviyorum. tıpkı flört etmeyi sevmem gibi, daha yaratıcı olmaya zorlayan bir tarafı var flörtün. ama iş başa düşünce kaytarıveririm. yâni bu benim işim olsaydı, yazarak para kazanmak zorunda kalsaydım falan, kesin aç kalırdım. yarım bıraktığım pek çok şey gibi, bunu da bırakırdım. bir şey zorunlu olunca tatsızlaşıyor. evlilik gibi. pek kimsenin evli olduğu kişiyle sevgili kalabildiğini görmedim. bir rahatlama hâli peydahlanıyor sanki, bir gevşeme, ne oluyorsa artık.. aldık bitti. uğraşacak ne var.. kimseye artık kendini beğendirmek zorunda değilsin, koyver saçı sakalı, tavlayacak adam da kalmadı, ne cilvesi ne nazı.. kadınlar erkekleşiyor, erkekler kadınlaşıyor evlendikten sonra. kadın git başımdan demeye başlıyor, erkekse elli türlü yalakalık yapıyor. hepi topu, sonucu garanti olmayan bir tatmin için. aa şimdi geldi aklıma bu, yazarken çıkıverdi elimden, valla :) şimdi de evlilik gurusu olmakla filân suçlanacağım allah bilir, yav ben hintli bile değilim..

evet ne diyordum; çok uzattım di mi.. tabi konu ben olunca bitmek bilmez benim yazacaklarım arabın yâlellisi gibi. kınamayın bak, sizin de başınıza gelebilir. sonra – söylemedi- demeyin! bir garip yolcuyum işte hayat yolunda, yolumu kaybettim bulacağım ben :) yalan dünyâ, herşey bombok, yazmak da dahil buna. niye yazıyorum ben hâlâ daha yaa.. biri tutsun çenemi, ne bileyim ellerimi, olmadı öpsün felân. ahanda buyrun olacağına bakın siz, sapıttı bizim kız. ben kategoriyi baştan söylemiştim allahtan; – çöpe atabilirsiniz!-, bedri rahmi’nin şiiri hâriç…  

bir kelime buldum çın çın öter; adı candır.

bir erik kopardım can dalından;

içi can dolu,

adı can, yaprağı can, lezzeti candır.

bir gölge düştü önüme dedi ki:

bir yüküm var benden ağır

bir yüküm var beni taşır

adı candır.

toprak dedi ki:

can Allahın yongasıdır

fakat ben bir deri bir kemik

kaldım.

bir de misafirim var adı candır.

ışık dedi ki:

renklerden, kokulardan,

seslerden önce koşup geldim

insanoğluna nur topu gibi

bir müjde getirdim,

adı candır.

Reklamlar

16 responses to “yüzükoyun yazmak

  1. yemle birlikte gönlümü de taktım oltanın ucuna ve
    attım çırpıntılı bulanık suya belli olmaz ne kadar
    bekliyeceğim sayısız bekleyişler iyi öğretmen ben
    iyi öğrenici artık yıl sonu sınavları da yok tam
    ümitlerden kesmeye yakın ümidi bir tatlı heyecan
    ardınca kırık kanatlı yorgun ama yine de ürperir
    içimde yaşama sevinci kaşıklayıp durduğun aynı
    bulgur pilavı aynı kabak musakka harcanan
    vakitlerce soğur belki ve eskir vücutlar nemli
    küflü toprak kokusunu duymakla duymamak arası
    adımlarımızı ne kadar da sıklaştırsak yol belli
    kervan’da aynı sabır güneş tam tepemizdeydi bir
    zamanlar gölgeler kısa mevsim yaz mı yaz
    ellerimizde kullanmayı bilemediklerimizle şaşkın
    ve kararsızdık yar yar seni bir kara saplı bıçak
    gibi sineme sapladılar ve bu hazan bahçelerinde
    üzerimizde şık giysilerimizle misafircilik oynarken
    zamana karşı sakil kaçıyor yüzümüzdeki sahte
    tebessüm ayıplayan kim diye baktığımda şaşırıp
    kendimi bağışladım ne yüz var ne surat kelebek
    gibi uçuşan o çok sevdiğimiz saygıdeğer inançlarımın
    önünde bir iki üç reverans cereyanlar kesilince
    o ufak teyp’in kulaklıkları ardınca bir müzzik peşinde
    harcettiğim yarım saat kırk dakika senin benden
    almaya çalışıp ta aldığın şeylerin geride kalmış
    tozlarını harmanlıyor hazan rüzgarlarından beter
    bundan çok kısa bir vakit önce sana ne dedim
    yediğimiz hep o bulgur pilavıydı epeydir tabiî açtı
    karnımız çaldık kaşığı çaldık kaşığı gönlümse o
    oltanın ucunda ümit minare boyu şerefesinde
    güzel sesli müezzinler sabır ezanları okur yavaşça
    akşam iner sokaklara ve biraz kaygılı bakar beklentiler
    uzaklara ardından kuşsesleri kasilecek aşkapları
    ocak üstlerinde artık iki çorap ayağa ve yün fanila
    sen kaşkorse üzerimizdeki yılların kalınlığı alıştırdı
    sıcağa yorgun bedenlerimizi biraz acele edersek
    diyorum sen iyice ellerin titremeye daha fazla
    aşık olmadan o tenteneyi bitirsen ben de baş
    ağrıtan şu tantanayı şaka şaka söylediklerimi hoş
    gör ve al beni yanına ardınca gelirken sana fıkralar
    anlatırım da korkmayız karanlıktan yalnızlıktan

  2. Şimdi çarşıya çıkacağım..Gitmeden bir uğrayıp göz atayım istedim ama konu üstün körü okunmayacak taaa başından belli.En iyisi şimdi gitmek döner dönmez bir fincan kahve eşliğinde yazıyı sindire sindire okumak..O zaman şimdilik günün güzel geçsin Candancım diyip kaçayım :) Sevgilerimle..

  3. Süpersin üstat…
    Altına ben de imza atabilir miyim, bu yazının???

  4. Sevgili Inter Lokum,
    az sonra deney’i yazmayı deneyeceğim. gâliba işi çözdüm :) bu kadar kolay olduğunu bilseydim ne iyi olurdu ama olmaaaaz ille de geçilecek o yollardan, heh sanki bitti de işimiz :)) müthişti gerçekten bakalım beğenecek misiniz kritiğimi.. bakarsınız karneyi alırım bu gece, yıldızlı pekiyi filân da verirler, uygulamaya geçince tabi ;)

  5. Sevgili Vecihe,
    biraz geç girdim bugün bloga. çarşıdan dönmüşsündür belki ve bir değerlendirme yaparsın artık.. kahve suyu ısınmıştı, yapayım bâri ;)

  6. Hasanım civanım,
    senin güzel sözlerin hep şevk verici.. üstadlıkta filân gözüm yoktur bilirsin, ben iyi bir asker olayım yeter. altına imzayı beraber atarız tabi gözüm, ne demek itin olur ;)

  7. Uff yaa:( Çarşıya diye bir gittim..Bir de İstanbul yapıp geldim :) Kahvemde oldu buz:( Ancak en keyiflisi yokluğumda yazıların birikti.Ne güzel ne güzel!Daha uzun vadeli bir keyif olacak şimdi bu:)

  8. Candan;

    yazıyı öyle bir solukta okudum ki..Tuhaf duygu nette birilerinin yazılarına tutulup kalmak..Ben öyleyim işte kimseyi istemediğim kadar senin yazılarını okumak istiyorum.İstanbul’dayken bile aklıma geldi.Çarşıdan dönüp okuyacaktım sözde diye..

    Her zamankinden farklı tad kaldı bu yazıdan..Yorumlaması zor!Ancak kelimelerin yine iyi örtmüş birbirlerini..Bir daha okumalıyım diyorum şimdi..Erguvan ağacı diye bir kitabı vardı babamın tam altı kez okumuş her okuduğumda yazarın ağacı tasvir ettiği sayfalara hayran kalmıştım.

    İşte böyle bir şey senden olanları okuduğumda bana aktığını hissettiğim..Çöpe atılası diye açtığın bölüm tekrar tekrar okunası bölüm demek ki..

    İnsan sevdiğini çok kolay söyleyemez ya…Ben söylemeliyim bugün..İçime dokunduğunu hissettiğim her kelimeni seviyorum.Yüreğinden çıkanları, yazılarında ki telaşlı, kimi zaman öfkeli, kimi zaman hırçın kimi zaman yorgun hallerini seviyorum..

    Sözüm tükenmeyecek daha akıp çoğalacak diye korkuyorum.Kocaman bir postla yormak istemiyorum seni..Henüz..

    İyi ki varsın..Sevgilerimle..

  9. Vecihe’ciğim,
    önce hoşgeldin.. atlaslara inanma sen, heryer bir adım ;)
    kahve her dem tâze bizde, soğutur muyum hiç, konuklarımın rahatı için elimden geleni yaparım ben merak etme.
    hele de senin gibi gidip-gelip beni şımartıyorsa :) bunu nasıl keşfettin bilmem ama şımarık biriyim ben yav, iltifat filân aldım mı acayip bi şey oluyor bana, daha da güçleniyorum sanki. garip.. hoşuma gidiyor yav var mı ötesi alala! ne yâni şimdi durduk yere yalancılık mı yapayım.. hem insan hissediyor neyin içten , neyin lâf olsun diye, neyin iğnelemek için söylendiğini. bir şeyi sevmek ayıp değil, sevdiğini söylemek neden ayıp olsun ki..?

    demek beni yormaya niyetin var, henüz dediğine göre :)
    yor beniiiiii
    o kaşlar o gözler ne işe yarar sevgiliiim
    feryatlar figanlar beni oyalaaar
    diye bir şarkısı vardı çelik bilek’in :) çok severim. uysa da uymasa da söyledim. napiim kimse bana söylemiyooo :P

    sen de iyi ki varsın, eksik olma e mi !
    candan sevgilerimle…

  10. ..bak bunları şimdi..
    ..senin için yastım..
    ..çok uraştım..ama değer..işallah..

    Bir gün bir sevda çalar kapinizi…
    Sasirirsiniz, beklemiyorsunuzdur…
    Bu güne kadar gelen sevgilere
    hep misafir olarak bakmissinizdir…
    Ancak, bu sevgi asktan öte olarak
    yerini alir gözlerinizden kalbinize !
    özlem.com.

  11. ben de bunnarı sisin için as önce yasdım, iyşalla beyenirsiniz :

    Artık günlerim günlerden uzun. Gecelerim gecelerden yalnız. Seni sevdiğimden bu yana. Her acııy tattım, her çileyi çektim, hayatın her cilvesine alıştım, yalnız senin yokluğuna alışamadım. Ş imdi anlıyorum: Acıdan, hasretten, gözyaşından başka bir şey vermemişsin bana. ıykılan hayallerime, yok olan geçmişime, kaybolan geleceğime..Ağladım çocuklar gibi..Ne yazık olanlar hep bana oldu. ümidim, hayalim hepsi kayboldu. Sayende hayatım tarumar oldu! Oturup ağladım…
    aşksösleri.com

  12. ..çook küsel yasmişinis..
    yannıs alttaki kopiya çektinis
    yerin adresesini silinis..
    ..ayip oleyor efendim..
    ..aa..

  13. sis silmessenis ben de silmem efendim afedersinis :P
    hem ayıp başka yellede olur efendim,burda ölle şelle olmas yaa.

  14. Ayy özür dilerim ama yazamadan imkanı yok gidemem sevsinler ikinizide emi :)

  15. Ya neden yazdığım ekranda görünen mesajlar on dakika sonra tamamen yok oluyor?Bu gece ben mi tuhafım?Yoksa yine ben mi tuhafım?Bu da kaybolmasın kızacağım artık!Bu sanal ortam bazen beni fitil ediyor ;(

    Kaybolan msjda şu yazıyordu:”Ayy yazmadan gidemeyeceğim.İkinizde çok şekersiniz :) ” di :(

  16. neden görünmemiş olabilir acaba yorumun..? ımm gâliba üstüste yorum girince yapıyor bunu bu salak wordpress, ona ne oluyorsa :)
    iki gündür ortalık bir tuhaf Vecihe, sebebini bilmiyorum ama bir ağırlık var, sanki ölü toprağı serilmiş gibi üzerimize.. biz de işte şekeri fazla kaçırdık sanırım ki, yükseldi.. o yüzden olabilir bu bendeki uyuşukluk ;)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s