yaşam kulübü’ne ben de üye oldum!

yine enteresan bir gün oldu.. dibe vurma seanslarımdan birini daha yaşarken, beni koruyan eller, bir kez daha kendini gösterdi..

vazgeçmişken, sinirliyken, muayyen dönemlerimde, ya da kendimi bir hiç gibi, daha beteri piç gibi ortada kalmış hissederken, değme ev kadınlarından daha iyi iş yaparım. banyoyu şartlayıp çıkmam tam üç saatimi aldı. he bizim banyo otuzbeş metirekaare, yok deve! taş çatlasın sekiz, yok be belki de yedi, aman ne bileyim işte öyle bi şey, gidip ölçemem şimdi! ama banyoda yok yok! çoğu da benim ambalajını falan beğenip aldığım, sırf vitrin malzemesi olarak işe yarayan, güzellik malzemelerim. bitmiş parfüm şişelerim ki; ne boka yarıyorsa bilmem, atamam bi’ türlü. ama olsun şişeleri güzeeeel :P bugün karar verdim atacağım çoğunu. yok daha atmadım. bir dahaki seansa. malzemelerin de çoğunun son kullanma tarihi geçmiş zâten, benim gibi. neyse işte, sonra halıları sildim, mutfak falan derken, D… aradı da kendime geldim biraz. nerden mi anladım? tam o esnada aynaya baktım, suratım çarşamba pazarına dönmüştü de ordan. belki beni görüyordur filân diye kendime çeki düzen verdim. canım benim.. vefâlı arkadaşlarım işte, sağolsunlar, ben aramasam da kimseyi, arıyor ve beni mahçup ediyorlar böyle. inşallah telâfi ederim.

sonracığıma, akşam olmuştu, çayımı da aldım geçtim bilgisayanın başına, bilgileri saymaya.. bloga baktım, yorumları okudum, bizim Yaşam Kulübü’nün Sahibesi Hanım’ın ortalarda hâlâ görünmediğine içerleyip, Metin Bey’in sağlığından endişe ederken, hiçbir şey yazmak istemeden tam çıkıyordum ki bir yorum geldi. e yuh yâni! kulübün sahibi       – geldim ben, burdayım!- diye sesleniyor. koşa koşa gittim tabi. e kolay değil kaç zaman oldu yazmayalı, hayâtından endişe ediyordum artık. neyse o arada mektuplar atıldı, msn’ler alınıp verildi derken, konuşma başladı, tabi yerlerdeyiz gülmekten (nedeni bizde saklı), Elif Hanım kalktı can alıcı soruyu sordu :

– candan sen nerde oturuyorsun?

– bskjhs<kfk’de oturuyorum, sen?

– aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!

– ne? ne oldu?

– ben deeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee

– yuh! daha neler, falan fistan, v.s………….

– e hadi kalk gel, kjhzfsjhj’da kahve içelim

– tamam, on dakikaya hazırım, giyinip çıkıyorum

– tamam

– tamam

tabi ”tamam” kısımları bitmek bilmedi öyle kolayına. şaşkınlıktan aaa, yaa, dur hay allah telefonlarımızı verelim, ben seni nasıl tanıyacağım, kırmızı karanfil mi taksak derken, bir on dakika da öyle geçmiştir.  

olacak iş değil yâni ya, ben aslında şaşırdım da şaşırmadım bir yandan. birini düşündüğüm anda, mutlaka haber alırım. ki son zamanlarda ciddi ciddi aklıma takılıyordu Elif. öyle ya, evcilik mi oynuyoruz burada.. şimdi Metin Bey’i merak ettiğim gibi, bir şekilde bağ oluşturduğumuz insanları merak etmekten ve başlarına bir şey gelmiş olmasından endişe duymaktan doğal ne var.. yok bana kimse sanal falan gelmiyor burada..

neyse efendim, tipik bir koç kadını olarak, kısa sürede hazırlandım tabi. Elif’e beni görünce korkmamasını söylemiştim allahtan. e yâni, yoğun bir temizlik harekâtından çıkmış olan birinden çok da bir şey beklememek lâzım, di mi canlarım.. yine tipik bir koç kadını olan Elif de sürâtle hazırlanmış olarak ve evi hdxgjgjdgf’a daha yakın olduğu için benden önce gelmiiiş… bende bir heyecân tabi, neyle karşılaşacağımı biliyorum da allahtan ne bileyim sanki sevgilimle buluşacağım falan :) hiç şaşırmadım onu görünce. orada öylece, tam kafamdaki Elif olarak karşımda duruyordu. yıllardır tanıyorduk birbirimizi ve sarıldık. böcük olduğu kesin ama gapris felân değil onu söyleyeyim. ne bileyim öyle bir böcük az bulunur filân yâni. boncuk gibi bir şey işte, yok bâdem gibi, yok yok âkide şekeri, hah buldum lokma tatlısı, yok yok dünyâ tatlısı olduğu kesin :)

sir winston zinciri bir kafe’de buluştuk. orayla ilgili aklımda ters bir şey vardı ama çıkaramadım o an. zâten pek de etrâfın farkında değildik, ama etrâf bizim farkımızda olabilirdi çünki, ses tonumuzu ayarlayabildiğimizi hiç sanmıyorum. şaşkınlığımızı üzerimizden atana kadar kahvem geldi, salak garson kız Elif’ kahvesini bitirmeden kaldırdı fincanını, tam benimkine yönelirken izin vermedim. en sinir olduğum şeylerden biri de budur, Elif’in de öyle :) sevmeyiz biz öyle şeyleri. tam ben ana avrat dümdüz gidecektim ki, Elif beni sâkinleştirdi falan filân. biz konuşmamıza devâm ederken saati unuttuk tabi. bu tür yerler saat on dedin miydi, kepenkleri indiriyor. eh biz de tabi acemilik ettik bir alışveriş merkezinde buluştuk. neyse azimli fâreler olarak açık bir yer bulmak ümidiyle bakınmaya başladık, güvenlik görevlisi bi amcaya sorduk, tam olarak ne için kafe aradığımızı sordu, ben de – tişört alcaz da – dedim. ondan da ümidi kestik, sinema katına çıktık, kapatmış olan bir yerden ancak soğuk bir şey içebilme hakkımız olduğunu öğrendik.  hayâtımda yapmayacağım şeyi, yâni ice tea içmeyi Elifimin yüzü suyu hörmetine kabûl ettim. bi ton da cuğara tüttürdük,  kuru kuru gitmiyor tabi namussuz. bu arada nasıl yaptıysak, hayatımızı da özetleyiverdik birbirimize. – ne gerek vardı canım -demeyin, gırmiiim gafanızı! çoğunlukla gözlerimiz yaşardı, kâh içlenmekten, kâh gülmekten…  

tanıdığım için kendimi şanslı bulduğum insan sayısı çok az .. Elif öyle bir günde çıktı ki karşıma, ne demek olduğunu bilmesi imkânsız şimdi.. hayat verdi işte, öyle… o dünyâ güzeli gözleriyle, sıcacık ses tonuyla, dolu dolu sâmimiyet kokan sözleriyle, sürekli gülümseyen yüzüyle (bembeyaz inci gibi dişlerini çok kıskandım bu arada, hem çok biçimli hem de acayip beyaz, ne kullanıyor acaba? ilk fırsatta sorayım bunu). bir içim su işte yav! oğlum olsa alacağım cinsten. erkek olsam kaçırmazdım kesinlikle, bu devirde böyle parça nâdir bulunur :)) bir hemcinsim olarak da kesinlikle arkadaşlığından övüneceğim, yanımda olmasından huzur duyacağım ve güvenebileceğim  ender insanlardan (özellikle kadınlardan) birisi oldu Elif. inşallah kesintiye uğramadan sürer yoldaşlığımız.. öyle arkadaşlıklar vardır ki; on yıl görmeseniz bile, on yıl sonra ilk karşılaşmanızda kaldığınız yerden devâm edebilirsiniz. ya da bizimki gibi işte, sanki yıllardır tanıyorduk birbirimizi, kimbilir belki de öyledir :) öyle olacak bizim arkadaşlığımız da inşallah.

ölümüne gankayık!

Reklamlar

20 responses to “yaşam kulübü’ne ben de üye oldum!

  1. Canım Candan’ım güzel yürekli arkadaşım, senin telafi edecek birşeyin yok bence… Bir yılı biz nasıl telafi edicez, aslında bizim onu düşünmemiz lazım. Ama merak etme belki de bıkacaksın bizden ya da benden az kaldı yanıbaşına taşınacağız.

    Ayrıca Elif le ilgili meraklanmanın geçmesine ve böyle bir akşam yaşamana, iyi bir dostluk kazanmana çok sevindim.

    Gönlünce nice sohbetlere, dostluklara…

  2. canım candan’ım…
    okurken neler hissettiğimi bilemezsin! ya da, bilirsin bilirsin, en iyi sen bilirsin :)
    yazdıklarınla beni ihya ettin…
    hakkımdaki düşüncelerine teşekkürler ederim. İkimizde birer dost kazanmışız, bundan daha güzel daha özel ne olabilirki?
    yoldaşlığımız kesintiye uğramayacak dost, merak etme.
    not: candanım,dişlerim doğal, rengi de doğal :)
    geriye sana bol bol gülümsemek kalıyor…
    :)

  3. Ben hiçbir ruh halinde ,yani hiçbir zaman iyi iş yapamam.
    her şey de bir hikmet var hesabı,senin dibe vurmuş halin bile işe yarıyor.

    kıskandım.

    Ne güzel bir buluşma olmuş.
    onu da kıskandım,

    ama haset etmedim,imrendim yani.

    inşallah bir gün biz de yaparız dimi?

    Benim dişlerim eksik ama haberin olsun : )

  4. ahahahaaa
    samimiyetiniz çok hoş saliha :)
    umarım siz de birgün candan ı yakından görme ve sesini duyma şansına sahip olursunuz…
    “tam 12 den” diyeceğinizden hiç şüphem yok :)

  5. teşekkür ederim yaşam kulübü. :)

    Buraya
    “aaa bende koç burcuyum,onu söylemeyi unuttum”
    demek için döndüm,
    sizin sözlerini de okumuş oldum

  6. Ben de koç burcuyum :)

  7. waoww! bu ne bolluk :) herkes koç bu durumda ne güzel
    candanım kaçak bugün, kimbilir nerelerde ne eyliyoo :)
    ona bi sürpriz yaptım ona bi yazı da ben döşedim ehehee :)
    nacizane! :)

  8. Güzel bir gün geçirmene sevindim canım Allah nice mutlu günler tadtırsın kaygıdan stresden uzak..Temizlik içinde kendini fazla yorma ben kalkıştığım zaman belim başım tutmuo ordan biliyorum.Ne de olsa kadın vücudu narin oluyo :D Sevgiler

  9. Son günlerde hep geliş saatini kolluyorum ama ya film izleyip uyuyor yada temizlikten bitap canı gelmek istemiyor, yada kendiyle çekişiyor.Ossun her gece bir civarında buralardayız bekleris kapıcığında :)

  10. Arkadaşlar,
    bir uğradım iyi misiniz diye.. herşey yerli yerinde görünüyor.
    teyzem bizde, şimdi yanında oturmasam ayıp :(
    geceyarısı buralarda olurum :) yanılmıyorsam sekiz filim izledim dünden beri :P aklımda kalanları anlatırım gelince. yorumlara tek tek cevap yazamadığım için affedin, gelince telâfi ederim umarım :)
    herkesi öper ve dahi severim…

  11. teyzeye selamlar saygılar efem :)
    hmm 8 film demek…
    bizde seni öperik!

  12. Amaninn! Sekiz film birden deyince, usuma İstanbul Film Festivali düşüvirdi! Bi keresinde -41 kerre maşallah- tam 42 film birden izlemişliğim vardır! Gorkmayın canım, hepiciğini bi günde diil, festival boyunca!

    Cano Hanım, ne iyisiniz siz yaw! Söyleyin o Elif Hanım’a, bi yere kaybolmasın gözümüzün önünden gayrı.

  13. candan hanım, size e-mail göndermiştim, ulaştı mı elinize?

  14. Candananım! Teyze geldi pabuçları damlardan topluyoruz eheeh :)

    Cano Hanım, Metin Bey’e diyiverinkine ben hep gözünüzün önünde oluveğcem, yokluğumu hiç hissettirmeğcem :)

  15. Elifaaanııım geldim canım :)
    dur şu filimleri bi yazayım önce, sana da geleceğim pabuçları damdan toplamaya :P

  16. Metin Bey,
    ben takıntılı bi kimseyim. filimlere taktım bu aralar.. derslerimi filimlerden çalışıyorum, ayıptır söylemesi günde en az iki filim seyrediyorum. birkaç gündür abarttım gâliba ama şikâyetim yok. sevdim mi taaaam severim, sildim mi biiiiiir kalemde :P

    Elif Hanım artık bir yere kaybolamaz, adresi elimde. kapısına dayanırız icâbında merak etmeyin siz :)

    size ayrıca gelip sağ böbreğimden düşürdüğüm taşlarla bu yazlığın yollarını nasıl döşediğimi ve kum ocaklarından daha iyi nasıl para kazanılır onun yöntemlerini anlatacağım. geçmiş olsun diyemiyorum henüz, gâliba size söylemediler daha başınıza gelecekleri :(

  17. Irmak Hanım,
    evet mektubunuzu aldım ama elim değip de bir cevap yazamadım kusura bakmayın..
    ancak dediğinizi uyguluyorum ;)

  18. ehee kapıma da dayanınız bekleriz, adres candanımda mevcur zati :)
    koleksiyon yapalım bence taşlardan. şaka bi yana zor bi durum olsa gerek, başına gelmeyen anlamaz tabi, ben gibi! tez zamanda sağlıkla…

  19. Cano Hanım & Elif Hanım,

    Taş, çakıl ve kumlarla şu blogistanda öyle bi inşaat yapmalı ki, dillere destan olmalı! Ben bayrama gadder malzemeyi hazır edecem inşallah! O vakıt çağırırım sizi şantiyeye…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s