iti an, çomağı ha-zırla(ma)!

gülmekten katıldığım çok oldu. ağlamaktan katıldığım da.. ama yazmamaktan katılmak da neyin nesi?! yazmaya doğduğumu biliyorum ya, ara verince doğrusu zor oluyormuş tekrar başlamak. üstelik nerden, nasıl başlayacağını da bilmiyorsan..

pekâlâ, çok uzatmayacağım bu akşam. sağım, iyiyim, hattâ bomba gibiyim – ne demekse!-.. yazmayı bıraktığımı söylemedim. sâdece enerji depolamam gerekiyordu bir süre için. yokluğumda sevgili teknik direktörüm halid yapacağını yapmış ve hislerime tercümân olmuş sağolsun. hiç değilse patlıcan kadar sevdiğine eminim beni ;) iyi de kurbağa olarak niye bıraktı ki, hâlbuki tırtıl filân olsaydım, şimdiye çoktan ölmüştüm. hmm evet bu yüzden olmalı, kıyamadı bana zâr..

polisiye sevmeme rağmen, polisle başım hoş değildir. derin hocam‘ın karakola haber salacağını öğrenince çıktım ortaya. aman hocam, etme’n eyleme’n, karakol köşelerinde nice olurdu benim hâlim?! hayır yâni onlar kayboldum diye beni almaya geleceklerdi ama ben tüm paranoyak davranışlarımla bir şekilde suçlu durumuna düşerdim. sonra üstüme vâzife olmayan bütün suçları üstlenir, bloga da sittinsene uğrayamazdım. böylelikle benim çenemden kurtulmuş olurdunuz. kaçırdınız gül gibi fırsatı!

bir biçimde hayâtıma girdiniz hepiniz. atsam atamam, satsam satamam kimseyi. yazdıklarımdan olduğu kadar, sorumluyum hepinizden. böyle de bir tuhafım yâni anlayın.

halid de bir tuhaf. kaç ay önce konuştuğumuz kitabı almış bana. unutmamış.. ne sevip ne sevmeyeceğimi ne zamandan beri biliyor bilmiyorum, ama biliyor işte. acayip şey! kitap; mihail nuayme’nin ey insanoğlu adlı eseri. şimdi size biraz okumak istiyorum, şşşt sessiz olun bakiyim!…

bilge : bilemiyorum oğlum, büyüleyen bu büyülü dünyâda ne zamandan beri yol almaktayım. hatırlıyorum; dünyâma – insanların dünyâsına, gamlarına, kederlerine, şehvetlerine, kaprislerine, bühtanlarına, sinirlerine, savaşlarına, sıkıntılarına, bilimlerine, sanatlarına, felsefelerine, çekişmelerine, tapınaklarına, ibâdetlerine, eğlencelerine, kulüplerine, fabrikalarına, mağazalarına, kinlerine, onurlarına- döndüğümde buluşumu ve bana kazandırdığı onuru anımsadım. kendimden tiksindim. buluşum hayâta karşı iğrenç bir suç gibi geldi bana. onurum, yüzümde bir tükürük, bilgim sâhilde boş bir sedef. kendimi, bilimin korkunç bir kâbusa çevirdiği bir medeniyetin anaforunda buluverdim. bu kâbus da farkına vardığım ve bir an bile ayrılmak istemediğim bu sevimli çehreyi alıp götürdü benden.

şimdi anladın mı, sevgili oğlum, neden şimdi burada olduğumu?  

muhabir : üzgünüm doktor, ben biraz kalın kafalıyım, biraz geç anlayabiliyorum. beni bu düşüne götürsen ya! gördüğün; seni kendinden geçiren bu çehreyi biraz aydınlatsan. hangi çehredir bu?

bilge : bu çehre dostum, bildiğin çehrelerden değil. bu çehre sözle anlatılamaz. renklerle çizilemez. tahtaya ya da mermere kazınamaz. etten, kandan olan, gözle görülen de değildir. ama eğer gözünün ve en önemlisi kalbinin merceği duru ise her çehrede onun izlerini görebilirsin. hele çocukların ve bütün canlıların küçüklerinin gözlerinde. hattâ onun yansımalarını her şeyde görebilirsin; cansız varlılarda, insanların ve hayvanların salgıladığı sevimsiz pisliklerde bile. 

……………..

bilge: evet dostum! herşeyin bir zıttı ya da karşıtı vardır… hayat hâriç. sâdece hayâtın ne zıttı ne de karşıtı vardır.

Reklamlar

6 responses to “iti an, çomağı ha-zırla(ma)!

  1. Selamlar Candan Hanım,

    Ne yalan söyleyeyim; ben de hayatınızdan şüphelenmeye başlamıştım doğrusu! Elif Hanım gelip de, yaşadığınıza dair işaretler verince, şüphemi ve tedirginliğimi izale etmiş oldum.. Yorum yazmıyordum, tamam ama en azından buralarda olduğunuzu biliyordum yazdıklarınızdan hareketle..

    İstirham ederim, bize böyle şakalar yapmayınız! : İhtiyar bünyem kaldırmayabilir.. : )

    Selam ve muhabbetle..

  2. Hoşgeldiniz Candan Hanım :D

    Ohh beee diyelim bi :D Şükür kavuşturana :D

    Bilgi sevimli şey. Bazen baş ağrıtabiliyor ama. Sizin bilgenizdeki gibi. Arada bende de bünyeme ağır geldiği oluyor bilginin. Ama vazgeçemem bilgiden. Ne de olsa bilge kadar olup çekmek lazım tam cefasını da hem de sefasınıda sürmek lazım.

    İyi günler, Allah’a (c.c) emanet olun…

  3. sarı mendil eldedir
    gürün şalı beldedir
    gönlümüz yine birdir
    darılmamız dildedir

    ince yoldan kız geçer
    saray kapısın açar
    ağzım dilim söylemez
    gönlümden neler geçer

    ooy oy! (nakarattır ve eyidir..)

  4. :) :) :) kendime pay çıkarayımmı? benim doğum günüm sayesinde kavuştuk Candan’ma :) bana kıyamadııı :)
    Blog ahalisi iyi ki doğmuşum dimi? :P

    Bacım ya,koçlar bu kaddermi eş olur birbirilen?
    Polislere karşı duygum aynen böyledir. suçlu sanırlar bunlar beni saçma hareketlerim yüzünden diye endişe ederim. :)

    “İçiniz de görmüyorsunuz” diyor Kuran.:)

  5. hem çerkez, hem izmitli, hem kafadaş cancağızım…ne güzel senden kurulumlu cümlelere sahip olmak…
    hoşgeldin..memleketimden bir yağmur damlasıyla da yine senin sayende tanıştım bilesin..Yandaki sütuna göz attım da..:)öpüyorum yanaklarından muhabbetle..

  6. Defterdâr Bey,
    Elifciğim sağolsun ortalığı havalandırmış arasıra gelerek. ama siz de gelebilirdiniz, çay-kahve servisi non-stop devâm ediyordu. evdeydim ben evde olmasına da, nadasa çekmiştim biraz blogu. iyi de oldu..
    eksik olmayın efendim ve aman bünyeye dikkât!

    Doğu Bey,
    iyilere ve iyi dileklere her zaman ihtiyaç var şu yalan dünyâda. elbette bilgiye de.. ki; belki de odur amaçlanan. siz de O’na emânet olunuz..

    İnterlocbaba,
    darıldım darıldım ben sana canım, böyle mi olacaktı?
    vuruldum vuruldum baksana, kanım yerde mi kalacaktı?
    mapushane içinde minderim kana battı
    yahu bu ne haldır, öldüm yedi yıldır
    gardiyan çekti gitti
    dağ gibi ömrüm benim ne çabuk söndü bitti

    yoruldum yoruldum hal bilmezden, yaş geldi kırka çıktı
    dirildim dirildim geri öldüm, dostlar bizi bıraktı

    Mahzuni gelir beyler bizim yaylada yaylar
    yahu deli miyim, yok ölü müyüm?
    parlayan bizi paylar
    ağlama sızlama babam benim bir gün biter yaralar

    Sâlihacım,
    çıkar çıkar canım.. senin payın yadsınamaz tabi. hadi bir kere daha hep birlikte : iyi ki doğdun Sâlihaaaaa!.. :))
    içimizde görüyoruz ama çaktırmıyoruz! ;)

    Manolyacım,
    çerkezlik evet, karamürsel eveeeet, kafadaşlık eh siz nasıl münâsip görürseniz şekerim :))
    benim sâyemde olan hiçbir şey yok. olması gereken olmuştur canım ciğerim, ben de öpüyorum muhabbetle..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s