terhîn

o mukâveleyi ne zaman yaptık biz? neler içeriyordu? muaccel olan neydi? levh-i mahfuz’da kayıtlı bunlar değil mi? hatırlamama izin vermiyorsun. neden?..

bâzân hatırlar gibi oluyorum. ama hemencecik de siliniyor ekrandan hâfızama  düşenler.  uyumam lâzım. günlerce belki.. yorgunken uyuyamıyorum. uyuduğum uyku değil, başka bir şey.. âdetâ toprakla üstünün örtülmesi gibi. son zamanlarda rüyâ görmüyorum. biliyorum, bu yanlış bir tâbir ama hatırlayamamak da böyle bir şeyi söyletiyor ister istemez. yoksa bilmez değilim, gerçeğin rüyâ olduğunu aslında. öyle bilinçüstü şeyler değildi gördüklerim. adamakıllı, neyin, ne olduğuyla ilgili cevapları aldığım ayrı bir iletişim şekli. idi.. yoklar şimdi. kimse gelip söylemiyor neyin ne anlama geldiğini. böyle de konuşunca hepten üşütük damgası yiyeceğimi biliyorum. olsun, onlar da bir gün üşütebilirler değil mi? ümitvâr olmak lâzım..

isteyerek bu yere, bu dünyâ denilen mezbeleye geldiğimi biliyorum artık, hiç şüphem yok. karşılığında ne sunuldu bilmiyorum. ya da hatırlamıyorum dersem daha doğru olur. yoksa ne saçma olurdu istemediğim bir yere zorla gönderilmiş olmak. cezbeden neydi? hangi sınavları seçtim? neden onlar? neden herbirimizin külfeti farklı farklı? bir ara bunların cevâbını da bulur gibi olmuştum, kısa bir süre için. sonra hemen alındı elimden o bilgiler. hazır mı değildim, yoksa lâyık mı, bilmiyorum. bilmediğim pek çok şey gibi. bilmek mi daha iyi, bilmemek mi, şimdi onu da bilmiyorum. ama ot gibi yaşamak istemiyorum, o kesin. bakalım izin çıkacak mı buna? geçen sene ben de bir mukâvele sundum O’na. imzalayıp, imzalamadığından haberim yok. kırka kadar yolu var demiştim. ya gelir kurtarır beni, ya da giderim alıp başımı. anlamak istiyorum. tek derdim bu. gerisi oynanması gereken senaryo. oynanan oyunlara bakıyorum da; başka açıklaması yok bunun. herkes bir biçimde var; başkalarının gördüğü kadar. görmek de başka türlü bir şey; perspektife bağlı olarak değişen. gördüğünüz kadarım ben de. aynaya bakmayın, yanıltır. sırrın öte tarafına geçebilecekseniz deneyin derim.

Reklamlar

3 responses to “terhîn

  1. Bu yazdıkların ne kadar dokundu bilemezsin. Aynı yerde olmuş olabilir miyiz seninle, aynı mukaveleye imza atmış olabilir miyiz. İkimiz de dipnotları okumayı unutmuş olabilir miyiz? O yüzden mi yaşadım örneğin ben başıma gelen şu son olayı, ben istemiş olamam çünkü bunu. Mümkün değil bu. Ne bunu ne de diğerlerini. Neyinin yalan neyinin gerçek olduğunu hiç öğrenemedim bu dünyanın da, insanlarının da. O zaman yeter artık dedim, alıp başımı gitmek istedim ben de ama “dur” dedi son anda bana. Ama ne için? Daha iyisini mi yoksa daha kötüsünü mü görmek için. Bilmiyorum. Bana da göstermiyor eski yüzünü, artık sahip olduğum tek şeyin kendisi olduğunu bilmesine rağmen.
    Candan Sevgilerimle…

  2. bir ara bana hiç durmadan “buraya gönderilmemizden önce yapılan anlaşmanın özellikle unutturulduğunu” söyleyip duran bir arkadışım vardı… uzun süre görüşmelerimiz devam etmiş ve sonunda muhabbetlerimiz kuantum mekaniğine doğru yön değiştirmişti… bence daraldığımız zaman bilimin derinlikleri de sorulara cevap olabilecek ayrıntılarla yardımcı olabiliyor… (kuantuma dalınca neyi mi keşfettik? zaten varlıkla yokluğun bir olduğunu)

  3. bi dakka.. o arkadaşından bahsetmiştin bana, hatırlıyorum. bul çabuk onu! bana lâzım. :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s