falan ölmüş, filân ölmüş; bir gün derler candan ölmüş..

günlerdir gazete okumuyorum, haberleri izlemiyorum. eksikliğini de duymuyorum doğrusu. ne katacak şu âciz ömrüme, başkalarından bir fazla bildiğim.. eksik kalsın, dert değil. arabada sürekli radyo dinliyorum ama haberlere falan pek denk gelmiyorum. nedendir bilmem. duymamam gereken şeyler var belki. duyunca üzüleceğim.. öyle de oldu bugün.

üç gündür trakya bölgesindeydim. o yollar başka türlü çekiyor beni.. içine alacak gibi sanki. kucaklayan, sarıp sarmalayan bir tarafı var. denize, tarlalara baka baka, güneşe doğru direksiyon sallamak ayrı keyif.. yoruluyorum. öyle böyle değil hem, çok yoruluyorum. sabahları erken kalk ve gecenin körüne kadar çalış. evinin yolunu unut. eve otel muamelesi yap. hiç sevmiyorum evimden uzak kalmayı ama şimdilik başka yolu yok. eylüle kadar böyle olmak zorunda. sonra, kırkıma kadar işi bitirmiş olmalıyım. izin varsa tabi..

dün gece saat 03:30’da eve girebildim. kumbağ’dan yola çıktığımda saat 24:00’e geliyordu. akşam yemeği uzayınca öyle olmak zorundaydı. dört büyük şişe umurbey şarabı içtik üç kişi. yol arkadaşım içki içmez, ama araba kullanmayı da bilmez. içtiğim için sabah yola çıkmayı önerdim ama olmadı. bir türlü kabûl ettiremedim. kapris yapan kadınlardan nefret ediyorum. sırf kendi dediği olsun diye canını tehlikeye atmak pahasına kapris yapan kadınlardan..

şarap hârikaydı.. alkol oranı yüksek ama içerken hiç rahatsız etmeyen türden. hârikalığına da daha sonra karar verdim zâten. içimi çok hoştu, orası ayrı ama iyi şarap başağrısı yapmayan şaraptır bana kalırsa.. başım falan ağrımadı. ama hâliyle bir mahmurluk çöktü üzerime. ille de yola çıkacağız diye tutturan arkadaşım yüzünden mahmurluğu üzerimden atıverdim. tam kafayı bulmuşken ayılıverdim. ayılmak zorundaydım.. can taşımak kolay değil. yalnız olsaydım, yola falan çıkmazdım. ben uzun yolda uykum gelince asla devâm etmem. çeker bir benzinliğe uyurum. uykumu alınca devâm ederim ancak. ama ısrârlar kapris boyutuna ulaşınca, sinirlerim de tavan yaptı tabi. sinirlenince de ayılırım ben. masadan kalktığımızda hiç içmemiş gibiydim anlayacağınız. yoksa ne olursa olsun, yola çıkmazdım. kendimi düşündüğümden değil.. emânet taşıyacağım için.

ayıktım ayık olmasına ama yorgunluğumu hiç hesâba katmadım. yanlış hatırlamıyorsam tam beş kere rüyâ gibi birşeyler gördüm. hep söylenirdi de inanmazdım. oluyormuş.. bir ara bir istasyonda durdum, en keskin nâneli çikletlerden aldım. biraz uykum açılsın diye ama kısa sürdü etkisi. üstelik yanındakine sinirlisin ve yol boyunca tek kelime konuşmuyorsun, çekilecek gibi değil. ağzını açsa patlatacaktım ya bi tâne orası da ayrı..

neyse işte, yol deli gibi kalabalıktı. ikinci viteste falan gittim ara ara.. istanbul’a geldikten sonra, hanımefendiyi evine bıraktık hâliyle. avcılar yolu o saatte bile tıkalıydı. bakırköy’e emâneti bırakıp eve döndüm. uykum falan da kaçmıştı artık. e, onca uyuduktan sonra uyku mu kalır. eve gelişim çok rahat oldu. geldiğim gibi yattım, uykuya geçişimi bile hatırlamıyorum. sâdece yatağa uzandığımı biliyorum. rüyâmda kazâ yaptığımı gördüm. bir kavşağa giriyorum, kocaman bir kamyon yan yoldan önüme fırlıyor, frene asılıyorum ama yok, mümkün değil duramıyorum. belki yüz kilometre hızla kamyona göbekten dalıyorum. sonrası meçhûl..

bugün radyoda haberlere denk geldim ve barış akarsu haberini duydum. kaç gün sonra.. bütün sinirlerim allak bullak oldu, bir gece önce yaşadıklarımı düşününce. hiç yakışmıyor gence ölüm.. yine de Allah bilir sonunu, şifâ diliyorum.

ölmemiş olmam/olmamız mûcize. uykusuz ve yorgun olunca, özellikle de gece yolculuğu tehlikeli. ama koruyan koruyor işte, kurban olayım.. başka da açıklaması yok bunun. o yüzden öğüt dinleyecek değilim. sakın denemeyin. ölseydim vicdânım rahat olacaktı emîn olun. çünki yola çıkmayı ben hiç istemedim. hem sanki ne biliyordunuz ölmediğimi, uzun süre yazmayı kesince sıkıldığımı falan düşünüp, uğramayı bile kesecektiniz. hepimiz aynı şeyi yapmıyor muyuz?.. kimin kimden haberi var?.. şimdi orada bir yerde ağlayan kim? gülen? dişlerini sıkan? üzülen? acı/ızdırap çeken? seven kim?..

Reklamlar

33 responses to “falan ölmüş, filân ölmüş; bir gün derler candan ölmüş..

  1. Töbe töbee… Başlığa bak.

    Allah korusun.

  2. Candan Hanim,
    Bi daha olmasin! Harbiden cok kizarim…
    Bi de Baris akarsu olmemis sanirsam…

  3. Bana bakın Cano Hanım! Kendinize gelin bi! Yoksa alırım ayağımın altına ona göre! Hemen gelin benim oraya da hedayenizi alın bakiym! Ayıp oluyo müessese amirinize! Çabuk, marş marş! Allallaaaa!

  4. Selamun Aleyküm Candan Abla;

    Ablaaaaaaaaaaaaaaaa. Cık cık cık…

    Allah’a emanet ol…

  5. Annem anlatir –cocukluk yillarindan:

    Kadinin birisi cayin kenarinda oynayan cocuklarina uzaktan tembih eder –bagirarak:

    “Bana bakin, caya duser bogulursunuz. Sizi oldururum; ona gore ha!”

    Candan hanim, siz de dikkat edin lutfen.

    Dikkatsiz olmek en sevmedigim seydir benim de.

  6. Aslıcım,
    seni görmek ne güzel.. :)
    geliyorum, okuyorum seni ama son zamanlarda not bırakamaz oldum. kusuruma bakma olur mu?..

    Handan’la buluştunuz ya, ne güzel! bir gün de biz yapalım bunu kısmet olursa. biraz da Handan çatlasın! :))

  7. candan,
    tüm bu yaşananlarda en sinir bozucusu, keyifle içine dalınan o mahmurluktan sıyrılmak, ayılmak zorunda kalmak olmuştur.
    ne sinirdir gerçekten.
    ne gıcıkmış o yan yolcu da.
    bıraksaydınız kalsaydı keşke orada.
    aman dikkatli olun yahu, değer mi ?

  8. Fatihcim,
    biliyorum kızacağını.. benim kendime kızdığım kadardır tahmin ediyorum..

    Barış ölmemiş diye biliyorum ben de.. dilerim Allah sevdiklerine bağışlar ve şifâsını verir. nedensiz severim ben o çocuğu.. ne söylediği şarkıları bilirim, ne oynadığı dizileri. ama güzel bir insan, biliyorum bunu. nasıl olduğunu sorma..

  9. Metin Beyciiim,
    geldim ama alamadım hedâyemi.. nireye sakladınız?! bütün çekmeceleri karıştırdım oysa.. hmm belki de, evet evet bir tek oraya bakmadım. hemen bakayım ayağınızın altına. :P

  10. Doğucum,
    bir de sen kızma akşam akşam.. :)
    Allah’a emânet yaşıyoruz zâten, eyvallah!

  11. Müzmin Bey,
    anneciğinizin anlattığı şeyi ben de yaparım sık sık.. kızımı öyle, çok tembihlemişimdir.. :) o da dalga geçiyor tabi benle. ama annelik işte.. tuhaf bir durum..

    pok yoluna gitti dedirtmem ben kendime! :P
    eksik olmayın, dikkât ederim..

  12. Bilmek insani kurtarmaya yetmiyor Candan Hanim!!!
    Bugunden tezi yok uygulamaya baslamazsaniz Muzmin Bey’in anektodundan beter ederim!!!!
    O gadder!!!!

  13. Elektra,
    en sinir bozucu olan -benim açımdan- başkasının dayatmasıyla yola çıkmak oldu.. onu orda bırakmak değil, kendim kalmak istedim. zâten o kalmak istemediği için böyle oldu..
    bir daha olmasına izin vermem. bu ilkti.. farketmiş gözlerimin kapandığını ve yine de uyarmamış beni. bunu bugün duydum ve işte asıl koyan bu oldu.

  14. vur vur Fatih! bir tekme de sen vur!
    da.. ben kolay ölmem! ;)

  15. Bi daha yapin o hatalari da bakin bakalim ne oluyo!!!
    Bi de ben guluyomuyum???!!!

  16. hah hah hah haaaaaaa… :))))

  17. yahu candan, gözlerinin kapandığını gören ve fakat haber vermeyen o kimdir, hayatınızdaki önemi nedir bilmem tabii, ama, yuhh! diyorum ona ben. gitsin evinde gazı falan açsın. sizi niye dahil eder yani?şarküteri diye bir film vardır, orada sürekli başarısız intihar denemelerine girişen bir karakter vardır, bir film karakteri olduğu için sevimlidir orada o. ama bu? anlaşılır gibi değil:(

  18. Elektra,
    bâzı kadınlar ya da erkekler böyledir.. bu da ne şimdi yau, kendime kızdım! dır’lı dir’li konuşmaya başladım yine. :P pardon!

    bildiğin gibi işte, var böyleleri.. kendi istedikleri olsun yeter. sonuçlarını hiç düşünmezler..

    o gazı ben açıp boğacağım onu yakında. ama bir farkla; egzoz gazıyla. nihahaha! :)) en sevdiği şarkıları dinlerken ölecek. ne kadar da düşünceliyim bak. ;)

  19. Buraya çok uzun bir yazı yazmıştım lakin benin saf ev arkadaşım tuttu pc’ yi kapattı ben kenefteyken. Şimdi de kelimelerimi yinelemek istemedim. Lakin Candan Hanım’ a kendi ve buradaki diğer kişiler gibi kızmadığımı söyleyeyim. Çünkü alkollü araba sürmekle, yolda yaya yürümek arasında benim için hiç bir fark yok bu devirde. Aidsli biri gelip kıçımıza bir iğne batırıp, aramıza hoşgeldin diyebilir ya da önünden geçtiğimiz inşaatta çalışan amele, burnunu karıştırırken elindeki çekici kafamıza düşürebilir; evde oturmuş kitap okurken evimiz göçebilir; çılgın bir partiye gidip sabahına böbreksiz dalaksız kalabiliriz. Velhasıl bu devirde zaten herkes alkollü araç kullanır gibi yaşıyor zaten Candan Hanım normalini yapmış zaten. İnsanlara bir nebze uyum sağlamış. Çok mu?

  20. Candancım,
    En iyisini sen bilirsin, mutlaka o sorumsuz kişiyi gecenin bir vakti, onun da canını tehlikeye atarak taşıman için bir sebep vardır… Da, onsekiz yaşından küçük çocuğun var, onun için sağ ve sağlam olmak gerek. (Benim de anne olduğumu, benim de babamı vakitsiz kaybettiğimi biliyorsun, o nedenle yasağa karşı gelip, söylenmeme kırılmazsın, dedim.)

    Hem nedir şu kırk yaş hikayesi canım?! Ne var yani; kırkı geçince hiç bir halt olmuyor, tıpkı geçmeden hiç bir halt olmadığı gibi…

  21. Cano Hanım,

    Tamam, Buzcevheri’nin dediği de doğru ama, siz yine de kendinize gelin bi bakiym! O sorumsuz ve artniyetli şahsı da hayatınızda görmek istemiyoz bidaa, oğa göre!

    Hedayenizi kısmet olursa yarın postalayacağımdır. Bugünlerde kafam dalgalı, beni bağışlayınız.

  22. Gecmis olsun Candan Hanim,
    ne zor bir durumda kalmissiniz. boyle kaprisli ve bencil insanlara benimde hic tahammulum yok. hele o “farkettim ama birsey demedim” demesi, akla zarar bir durum. ne kadar kethum bir insanmis oyle.
    bir daha boyle bir durumda kalmazsiniz insallah.

  23. Buzcevheri Bey,
    böyle de hitâb edilmez ki.. :P kolaylık olsun diye bir isim ricâ etsem..? takma da olabilir. ;)

    uzun uzun yazdığınız şeyleri de merâk ettim ama neyse, vardır bir hikmeti..

    söyledikleriniz çok doğru. doğru da, ben bâri uymasam diyorum.. ben istanbul’un ya da başka yerlerin trafik sorunu olduğunu düşünmüyorum. ama salak sorunu hâd safhada. günde kaç kere bu salaklarla karşılaşıyorum bilseniz.. ve çoğu da erkek. hani derler ya; kadınlar iyi araba süremez diye. YALAN! hem de kuyruklu. bu salakların hilâfsız %99’u erkek. öyle abuk sabuk hareketler yapıyorlar ki; bu abuklukları tahmin edemesem, hergün en azından bir kamyonun altında kalmam işten bile değil. bugün E-6’da gidiyorum, sağa sinyâlimi verdim, şeridimde gâyet muntazam ilerliyorum. dönüş kavşağına geldik, o arada arkamı kolluyorum (en çok bunu yaparım trafikte, önümdekilerin zâten ne yapabileceklerini aşağı yukarı tahmin edebiliyorum), sola devâm edecek şekilde sinyâl veren yok. yol da epey kalabalık. tam kavşağı dönerken, kamyonun biri ana yola fırladı önümden geçerek (sollamadı yâni, sağladı beni) . freni pompalarken son duâmı da etmeye başladım tabi. allahtan arkamdakiler de uyanık çıktı ve bir fâcia olmadan kurtulduk. kornayla epey küfür edildi adama ama hepsi bu. kesin yassı kadayıf gibi olmuştuk birkaç araba birden. atlattık bunu da.. ama biliyorum ki yarın bir başka salaklıkla daha karşılaşacağım. bedâvâ yaşıyoruz, mîrim bedâvâ.. ;)

  24. Ekmekçikız,
    kızım önümüzdeki ekimde onyedisine basacak. demek kurtaramadık 1 yaşla ha? ;) sağ ve sâlim kalayım, kalayım da izin olursa tabi. bu sâdece trafiğe de bağlı değil üstelik biliyorsun.

    istediğin kadar söylenebilirsin, ricâ ederim. :)

    kırk yaşla ilgili benim bir takıntım var. dünyâ işlerini mümkün mertebe duraklatıp, başka bir âlem kurmak istiyorum kendime. inşallah tabi.. iki yılım kaldı. Bülent Bey’in anlattıklarından sonra kafama dank etti bâzı şeyler. ben bugüne kadar çok iyi paralar kazandım ama tutmadım. çatır çatır yedim. şimdiki gâyem, ölmeden kalırsam o yaştan sonra çalışmak istemediğim için biraz para biriktirmek. yok, bunu plânlıyor değilim. mümkün olmadığını da biliyorum hayâta karşı plân yapmanın. dünyevi ihtiyâçlarımı minimum seviyeye indirerek, kendi başımın çâresine bakmak. çünki bize babadan kalan bir şey olmadı. olduysa da haberimiz yok. ;) annem tam bir mirasyedidir ama yedik çoktan onları da. anlayacağın tırnağımı uzatıyorum, başımı kaşımak için. olay bu yâni. :)

  25. Metin Bey,
    şu hedâye için sıkmayın kendinizi lûtfen. yarından sonraki gün de olur. ama daha fazla uzamasın! :)) yoksa ben de birileri gibi tellâl tutarım. ;)

    o sorumsuz şahsı görmüyorsunuz ki zâten. yoksam onu da mı görüyorsunuz?! ana! :P
    valla ne yalan söyleyeyim, yarın sabah aynı kişiyle yine yola çıkıyorum. ama o tongaya bir daha basmam merâk etmeyin. kendisine karşı bütün sadist duygularım ön plânda şu ara. gık diyemez yâni. ;)

  26. Pelin Hanım,
    eksik olmayın..

    aynen dediğiniz gibi bencil biri o. bile isteye yapıyor bunu. garip aslında değil mi? bir kazâ olabilirdi ve ben sağ kalabilirdim. belli mi olur böyle şeyler.. demek kendisini fedâ etti. ;) çok sever beni çok! :P

  27. Yaptığımız iyilikler yol su elektrik olarak bize geri dönmekte,
    yada sizi sevenelerin duası…
    önemsendiğinizi bilmelisiniz.
    Siz ve sevdikleriniz emanetçilerin en güzeline EL EMİN’E emanet olun Sevgili Candan!!!

  28. Umarım beğenirsiniz

    [audio src="http://www.fileden.com/files/2007/3/6/857202/farsca-persian.mp3" /]

  29. şahsen 6 senin anlattığın tarzda içimi kolay şarap içtikten sonra masadan kalkana kadar sarhoşluğunu hissetmiyor insan…

    hem ölünmüş olsa kötü haber tez duyulur tarzında bir yaklaşımla… haberimiz, zaten ölmekten değil, öldükten sonra kimsenin haberi olmamasından kormuyor muyuz?…

    birkaç arkadaş öyle ara verdiğinde bi arama kampanyası başlatmıştım… sonradan hepsi blogunun başına geri döndü, bu kadar takip edenimiz mi var diye…

    seninki de o hesap…
    doğmamış bebeğe don biçiyosun…
    ayıkken araba kullansam nolucak ki…
    hadi ben iyiyim de ya karşıdaki kötüyse… olanla ölene çare yokmuş falan filan … dedim ve bitirdim…

  30. yazacak çok şey var..

    Allah gecinden versin..

  31. dikkat etmek lazım..
    ben motorla 290 km hız yapıyorum bazen..
    tabii alkol ( 0 ) …

  32. candan, tatildesin sanırım, ya da umarım:) sevgiler..

  33. deme öyle ya ölüm falan :(

    özledim ben seni. umarım tatildesindir de harap etmiyorsundur kendini çalışarak, saatlerce araba kullanarak.
    gerçi Türkiye de çalışmak tam da kendini harap etmektir. tecrübeylen sabittir, yaaa öyle işte :p
    öptüm seni çok çok şekerpare’m.
    Candan Sevgilerimi de gönderdim içini ısıtsın bir miktar diye :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s