Category Archives: cezâ masası

bedduâ

1334444786_gallows_cover

yaş kesen;
gün görmeye!
başı vurula!
aşı kuruya!

kül vakti mi şimdi..?

dalgalara mı düştün? ay mı dokundu geçti? yüreğin mi yanan?

sebebini anlamaya çalışsam da, bilsem de, buralarda olsan da, bu vicdân azâbı kemirecek dönene kadar.. adım gibi biliyordum bunu yapacağını. bu kadar bilmek de fazla değil mi..? şimdi ekranın arkasından kıs kıs güleceksin okuyunca. inandın mı hemen böyle düşündüğüme? ağlayacağını biliyorum. utanma, ben de ağlamıştım. .

tuhaf şey.. tuhafsın işte, kabûl et. ve bir çocuk kadar inatçı.. başının dikine gideceksin illâ, değil mi? en korktuğun şey de beyninin içindekileri okumam. yok, anladığını ve buna alıştığını biliyorum ama atamadın o korkuyu içinden. seni ben mi doğurdum? aynı karında mı boğuştuk? sanki.. rûhailemin bir parçası olduğun kesin. her ne kadar aynı duyguların ama ayrı düşüncelerin içinde olsak da.. seni seviyorum. asil olduğun kadar serserisin de.. akıllı olduğun kadar kaçık. naif olduğun kadar gaddar. tutkulu olduğun kadar pasif. böyle gitmek var mıydı? ne yâni ille duygu sömürüsü mü yapalım? :P

şarkıyı tanıdın değil mi? ne olsa ben senden duymuştum ilkin.. çok da sevmiştim tamam, şimdi kabûl ediyorum. :) ama neşet ertaş türküleri kadar değil. gönüldağı kadar değil. ;) yine bildiğim türküyü söylüyorum anlayacağın.. tamam mı eşek herif?! o sayfa eski hâline dönmezse ben yapacağımı bilirim! şimdi git dinlen biraz, çağırdığımda gelirsin. :)) tamam be celâllenme hemen, canın istediği zaman dönersin. ha, istemezse de dönmezsin canım, ben ne karışırım. nasılsa şifrelerin elimde, ortalığı birbirine katar, karıştırırım. yaparım, bilirsin.. ;) ya da sen bilirsin diyeyim, kavga çıkmasın. :P

– kime diyorum ben yaaa???!!! haliiiiiiid!!!